DOLAR 18,6472 0.06%
EURO 19,5830 -0.06%
ALTIN 1.068,83-0,17
BITCOIN 313484-0,06%
Afyonkarahisar

AÇIK

15:22

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

PEYGAMBERE İTAAT ALLAH’A İTAATTİR – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
14 Nisan 2014 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 14 Nisan 2014 Pazartesi 03:00:00
  Bazı güzel hasletler, özellikler vardır ki, her insan onlara sahip olmak ister sabır, kanaat, cömertlik, alçakgönüllülük, fedakârlık, kahramanlık, cesaret gibi…
Çünkü bunlar ve bunlara benzer özellikler, insana insan olma özelliği kazandırır. Güzel ahlak olarak adlandırılan bu güzelliklerin hepsi âlemlere rahmet olarak gönderilen sevgili peygamberimizin üzerinde toplanmıştır.
O, davranışları ve üstün kişiliği ile insanlık için en güzel örnektir. O’nun ahlakı, Allah’ın övdüğü ve Kur’an’ın öğrettiği temiz ahlaktır. Bu yönü ile islamiyetin ta kendisidir. Çünkü din demek güzel ahlak demektir. Peygamber efendimiz bir hadislerinde islamı “El islâmü husnül hulg/İslam güzel ahlaktır” şeklinde tarif etmiştir.
Peygamber efendimizin ahlakının en önemli özelliği, Allah tarafından verilmiş/Allah vergisi olmasıdır. O’nun güzel ahlakı, çalışıp, emek verip, bir çaba sonunda kazanılmış değildir. Yüce Allah sevgili peygamberimizi insanların örnek alacağı bir şekilde kusursuz, eksiksiz ve seçkin bir şekilde yaratmıştır. O’nu Yüce Allah yetiştirdi ve insanlığa örnek olsun diye özel olarak terbiye etti. Bu konuda Peygamberimiz şöyle buyuruyor:
«Beni Rabbim terbiye etti ve terbiyemi güzel yaptı.»
Sevgili Peygamberimiz çok yüksek bir ahlaka sahip olarak yaratılmış olmasına rağmen her zaman:
“ Ey Allah’ım! Benim yaradılışımı ve ahlakımı güzelleştir „ ( Ahmed )
“ Ey Allah’ım! Beni ahlakların çirkinlerinden uzaklaştır ve koru „ ( Tirmizi ) diye dua ederdi.
Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde Peygamberimizin ahlakı hakkında şöyle buyurur: “İnneke lealâ huligın azîm „ “Muhakkak ki sen elbette yüksek bir ahlâk üzeresin” (Kalem /4 ); “Muhakkak ki Allah’ın elçisinde sizin için uyulması güzel örnekler vardır.” (Ahzâb-21) Peygamber efendimiz de “Ben yüksek ahlakı tamamlamak için gönderildim” buyurmuştur.
Başka ayetlerde ise; “ …Allah, sana Kitab’ı (Kur’an-ı) ve hikmeti indirdi ve sana (bütün bu) bilmediklerini öğretti. …” (4/Nisa -113)
“Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah’ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Hâlbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler.” (Ali İmran 3/164) buyurarak O’nun çok yüksek ahlâk ve hikmet sahibi bir şahsiyet olduğunu bildirmiştir. Hikmet sahibi olmak Kur’an-ın gizli ve ince manalarını anlama, onu yaşama, onunla hükmetme ve onun yaşama ilmidir. Bu ilmi peygamberimize Allah vermiştir.
O, ahlâkını Kur’an’dan almış, bütün iyilikleri kendisinde toplamıştır. Saygıdeğer eşi Hz. Aişe’ye
Peygamberimizin ahlâkının nasıl olduğu sorulduğunda O, şu cevabı vermiştir:
«O’nun ahlâkı Kur’ân idi» ; „ O yaşayan Kur’an dı.“
Bununla ilgili olarak Allah Tealâ Kur’an-ı Kerimde:
“Legat kâne leküm fî rasulillâhi üsvetün hasenetun…“ «Muhakkak ki Allah’ın elçisinde sizin için uyulması güzel örnekler vardır.» ( Ahzap 21 ) buyurmuş ve O’nun yaşayışını örnek almamızı istemiştir. Eğer Kur’an canlansa insan şekline dönüşse idi ancak bir Hazreti Muhammed olurdu. Onun içinidirki Aişe validemiz “O yaşayan Kur’an’dı” buyurmuştur.
Allah’ın göderdiği din olan İslam Hz. Adem ile başlamış, Hz. Muhammed ile kemale ermiştir. Tevhid dininin (İslam’ın) son halkasını Hz. Muhammed (s.a.s.) teşkil etmektedir. Tevhid kelimesinin ikinci bölümü, Hz. Muhammed’in (s.a.s.) Allah’ın rasûlü/elçisi olduğuna iman etmektir. Bu inanç, bizi peygamberin örnek ve önderliğinin kabulüne götürür. Hz. Muhammedi peygamber olarak kabul edip onun örnekliğini ve sünnetini ihmal ve inkar insanı küfre götürür. “Hayır, Rabbine andolsun ki aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın (onu) tam manasıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar.” (4/Nisa,65)
Bir hadisi şeriflerinde Sevgili peygamberimiz şöyle buyurur: Size şu beş şeyi emrediyorum. Birincisi Allah’a imandır. Allah’a iman nedir biliyor musunuz? Allah’tan başka mabud olmadığına ve benim son Peygamber olduğuma şahadet etmektir.” (Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai, Ebu Davud, İbni Hibban, Taberani)
Allah’ın kitabından ve Sevgili Peygamberimizin sünnetinden uzaklaşmak münafıklık alametlerindendir. Bu konuda Nisa suresinde şöyle buyrulur:
“Onlara: Allah’ın indirdiğine (Kitab’a) ve Resûl’e gelin (onlara başvuralım), denildiği zaman, münafıkların senden iyice uzaklaştıklarını görürsün.” (4/Nisa,61)
Peygambere itaat Allah’a itaattir. Bu konuda Yüce Allah şöyle buyuruyor:”Kim Peygamber’e itaat ederse, muhakkak Allah’a itaat etmiş olur. Kim de (itaatten) yüz çevirirse (üzülme), biz seni onların üzerine bir bekçi göndermedik.” (4/Nisa, 80),
Hz. Peygamber Allah’ın kulu, elçisi ve İslâm dininin temsilcisidir. Ahlâkı Kur’an’dır. Allah’a inananlar için, dünya ve âhiret işlerinin tümünde en güzel örnek odur (33/21). Söyledikleri ve yaptıkları Allah’ın gözetimi ve izni altındadır. Kur’an’ın örnek uygulayıcısı odur. Kendisinin buyrukları da Kur’an’ın ruhuna uygun olup yalnız kendi zamanıyla kayıtlı değil, bütün zamanlarda geçerlidir. Çünkü ona Kur’an’ı açıklama yetkisi verilmiş (16/44) ve hikmet öğretilmiştir. Sağlam kaynaklardan gelmiş hadislerine itibar etmeyip yalnız Kur’an’a dayandığı iddiasıyla Peygamber’i sadece bir aracı kabul etmek, kâfirliğin ve dinsizliğin bir köprüsüdür. Çünkü hayat dini olan İslâm, Allah’ın bildirmesi ve Resûlü’nün açıklama ve uygulamasıyla meydana gelmiştir. Âyette beirtildiği üzere Allah’a itaat ve sevgi, Resûlü’ne, onun hadis ve sünnetine uymakla gerçekleşir. Kim de onlara gönül rahatlığıyla teslim olmazsa iman etmiş sayılmaz. (bk. 3 /Ali İmran,164; 4/Nisa,65)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.