DOLAR 16,7832 0.34%
EURO 17,4971 -0.28%
ALTIN 974,310,49
BITCOIN 322629-1,56%
Afyonkarahisar
23°

AÇIK

03:29

İMSAK'A KALAN SÜRE

TAKVA YAZILARI (23) – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
2 Kasım 2011 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 2 Kasım 2011 Çarşamba 02:00:00
  ASIL ERDEMLİLİK NAMAZ KILMAK DEĞİLDİR
Önceki Hıristiyanlar, doğuya Medine ve çevresindeki Yahudiler de kuzeybatıya düşen Beyt-i makdise yüzlerini dönerek ibadet edi-yorlardı. Müslümanlar da Ka’be’den önce Beyt-i makdise dönüp ibadet ediyorlardı. Burada gerek böyle, gerek se namazda selam verirken yüzleri doğu ve batıya çevirmek kastedilmektedir.
Âyetin inmesine Hıristiyanların ve Yahudilerin, kıblenin değiştirilmesi meselesinde dedikodu yapmaları, kendi kıblelerini Kabeden üstün görmeleri sebep olmuştur. Bunun için onlara ve onların şahsında bütün insanlara hitaben buyuruluyor ki: Ey İnsanlar! Yüzlerinizi doğuya ve batıya doğru çevirmeniz, işin aslında istenen erginlik-erdemlilik ve iyilik değildir. Bir kere doğu ve batının kıble edinilmesinin hükmü kaldırılmıştır. İkincisi, doğuya ve batıya dönmek zaten ısrar edilmesi gereken bir erginlik ve hayır zannedilmemelidir. Kıble meselesinin ve hatta Kâ’be’ye bile yönelmenin önemi, kendisi için istenen bir erginlik ve hayır olduğundan değildir. Fakat işin aslında erginlik ve hayır sahibi, gerçekten iyiliğe eren, Allah’a ve sorumluluk günü olan âhiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman etmiş, ve helalinden mal kazanıp, kendisinin ihtiyacı olduğu halde mal tutkusuna ve sevgisine rağmen seve seve akrabalarına, muhtaç olan yetimlere, fakirlikten kımıldanamayacak halde bulunan yoksullara, yol oğluna, yani uzun yoldan gelmiş misafire, ihtiyaç ve zaruretin zorlamasıyla dilenme zilletine düşmüş dilencilere -ki bir hadis-i şerifte: “Dilenene, at üzerinde bile gelse veriniz.” diye rivayet edilmiştir-. Esirleri ve köleleri esaretten kurtarmak için bedelini veren, farz namazlarını doğru dürüst kılmış, dininin direğini dikmiş, zekatını da ayrıca vermiş, andlaşma yaptıkları, kesin söz verdikleri zaman sözlerini yeri-ne getiren vefakârlar, ve özellikle fakirlik, kıtlık,sıkıntı, hastalık ve kötürümlük gibi zaruri durumlarında ve bir de düşmana karşı savaş zamanında, savaş alanlarında sabreden sabırlı kimselerdir.Aslında erginlik ve hayır, gerçek iyilik, bütün bu sayılan kimselerin erginliği, bunların iyilikleridir. İşte gerçek muttakiler bunlardır.
Görülüyor ki, bu âyet-i kerimede, Takva sahiplerinin/muttakilerin bütün özellikleri toplamıştır. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz de: “Her kim, bu âyet ile amel ederse, imanını kemale erdirmiş olur” buyurmuştur.
Bu ayeti kerimede takvanın önce iman boyutuna yer verilmiş ve âmentü de yer alan,1. Allah’a iman, 2. Ahirete/öldükten sonra dirilmeye, 3. Meleklere, 4. Allah’ın indirdiği kitaplara, 5. Peygamberlere imana yer verilmiştir. Muttakinin ilk ve temel vasfı imandır. Çünkü iman, takvanın esası, takvâ ise imanın binasıdır. Temelsiz bina kurulamayacağı gibi, sadece temele de bina denilemez. Aksi taktirde eksik olmaktan kurtulamaz. Muttakilerin iman özelliği diğer âyetlerde de birçok defa yer almakta, hatta bazen iman edenler ile muttakiler birbirleri yerlerine kullanılmaktadır. “İşte bu kitap, kendisinde hiç şüphe yoktur; muttakiler için hidâyet (yol gösterici) ‘dir. Onlar (muttakiler) ki gayba iman ederler ” (2/Bakara,1-2)
Bu ayet (Bakara 177) takva sahibi/muttaki olmanın birinci şartının iman ondan sonra da amel olduğuna dikkat çekilmektedir. Bir ibadet önce imana dayanmalı, bilinçli ve şuurlu bir şekilde yapılmalıdır. İmana dayanmadan ve bilinçsiz/şuursuz bir şekilde yapılan ibadetler ibadet sayılmazlar. Muttakilerin en belirgin özelliklerinden biri de namaz kılmalarıdır. Kur’ân-ı Kerîm’de müteaddit defalar muttakilerin, mü’minlerin bu özellikleri vurgulanır: “Bu (Kur’ân) kendisinde hiç şüphe olmayan ve muttakiler için hidayet rehberi kitabtır. Onlar gaybe iman eden ve namazı (dosdoğru) kılanlardır” (el-Bakara, 2/2-3).
“Sen yüzünü muvahhid olarak dine çevir. Hepiniz O’na dönün, O’ndan ittika edin; namazı kılın, müşriklerden olmayın?” (30Rum,30-31).
“Âlemlerin Rabbine teslim olayım (diye) ve namaz kılın ve o (Allah’a)na ittika edin diye emrolunduk” (6/En’âm,71,72)
Ayette imanın esaslarından sonra namaza, zekâta/mallarımızı Allah yolunda harcamaya dikkat çekildikten sonra muttakiler için “söz ve ahitlerine bağlı kalırlar, yoklukta, sıkıntıda ve savaşta sabrederler” denilmektedir.

Not: Arapça ayet metinlerini Türkçe harflerle yazarken sad harfi büyük S, peltek zel ve peltek se harflari küçük ve koyu olarak (z,s), s,z harfleri küçük renksiz , Zý harfi büyük Z ile, Tý harfi büyük T, te harfi küçük te, Dat harfi büyük D, dal harfi küçük d ile gösterilmiþtir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.