DOLAR 16,7832 0.34%
EURO 17,4971 -0.28%
ALTIN 974,310,49
BITCOIN 321338-2,50%
Afyonkarahisar
24°

AÇIK

13:13

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Dershaneler ve üniformalar – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
4 Aralık 2012 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Sezer Küçükkurt 4 Aralık 2012 Salı 02:00:00
  Eğitim sistemimiz son günlerde iki konunun sancısını çekiyor adeta.
Birincisi dershanelerin akıbetinin ne olacağı, diğeri ise kılık-kıyafetle ilgili başlayacak olan yeni dönem…
Türkiye genelinde 3986 adet dershane olduğundan bahsediliyor. Bu durum eğitim sisteminin büyük açıklarından birisi olarak yansıtılıyor. Oysa dershanelere ihtiyacın nasıl doğduğu, dershanelerin bugünlere nasıl geldiğini tartışmak daha önemli değil mi? Eğitim sisteminin birkaç sınav rekabeti üzerine kurulu olması senelerdir dersane sisteminin kökleşmesine, yayılmasına neden olmadı mı?
Dershaneler bugün için devletin iş veremediği binlerce öğretmene iş kapısı olduğu gibi, İstanbul’da, Ankara’daki öğrencilerle Anadolu’nun küçük bir ilindeki öğrenciler arasındaki fırsat eşitliğinin sağlanmasına hizmet ediyorlar aslında.
Dershaneler kapatıldığında parası olan herkes çocuğuna özel ders aldırmanın yolunu arayacak, kurs sistemi tamamen kontrolsüz kalacak. Parası olmayanın Allah yardımcısı olsun…
Öte yandan dershane kurmada, özel okul açmada tartışılmaz tecrübesi olanların dersaneden özel okula dönüşmesinin zor olmayacağını söylemek yanlış olmaz. Özel okulların çoğalması belki ülke adına kazanım olacaktır. Ama arada olan, öz sermayesi ile Anadolu’da eğitim sistemine katkı sunmaya çalışanlara olacak gibi görünüyor. Emekler, binalar, paralar, hocalar nasıl değerlendirilir bilinmez…
***
Bir diğer tartışma konusu ise öğrencilerin kılık-kıyafetlerinin gelecek yıldan itibaren serbest bırakılacak olması. Bu uygulama okul müdürlerinin inisiyatifine bırakılmış gibi görülse de uygulamanın genele yayılacağını herkes kabul ediyor.
Bizler siyah önlüklerle, takım elbise-kravatlarla eğitim dönemini tamamlamış nesilleriz. Öğrencilik yıllarımızda kimin hangi okula mensup olduğu her şeyinden belli olurdu. Dönem dönem bazı gevşemeler olsa da, mutlaka okul emaresini taşırdı öğrenciler.
O dönemlerin öğrencisi olan bizler ve bizden öncekiler hep okula istediğimiz gibi gidebilmenin hayalini kurmuştur. Hatta okul sonrası, gündelik kıyafetle okul bahçesine gitmek ayrı bir keyif unsuru olmuştur çoğu için.
Şimdi bizim hayalini kurduğumuz uygulamaya yeni nesil kavuşacak. Ama tartışma öyle büyüdü ki, kantarın topuzunun nerede duracağı belirsiz. Serbest kıyafet uygulaması ile öğrenciler arasındaki gelir durumu farkının ortaya çıkacağı, öğrenciler arasında statü farkı oluşacağı fikri belki doğru olabilir. Ama ne yazık ki bu fark zaten standart kıyafet uygulamasında da mevcut değil miydi?
Bugün ya da geçmişte, tek tip formayla okula giden öğrencilere bir bakın. Saç traşından, markalı çantasına, ayağındaki ayakkabıdan, montuna, kullandığı silgisinden, defterinin kabına kadar her şey çocuğun durumunu belli aslında. Farkı ortaya koyan kıstaslar şimdilik sınırlı olsa da gören gözler anlayabiliyor.
Hal böyle iken pantolon, gömlek, kazak gibi parçalardan oluşan formaların kaldırılması çok bir şey değiştirmeyecek gibi geliyor bize.
Gösteriş merakı, marka işgali, kıskançlık hali, aşağılanma ihtimali…
Bunlar zaten var olan şeyler. Sadece biraz sessiz ve derinden oluyordu. Şimdi artık işin gizlisi saklısı kalmayacak. Aradaki fark bundan ibaret sanki.
Bunları söylerken, gazetelere yansıyan bazı bilgilere de ayrıca dikkat kesilmek gerekiyor. Yetkililer “Tek tip kıyafetin dünyada bir örneği yok” dese de basına yansıyan tablo bunun aksini gösteriyor. Haberlere göre; yıllar önce okullarda üniformaları kaldıran gelişmiş ülkeler serbest kıyafetin ciddi sorunlara yol açtığı düşüncesiyle bir bir tekrar üniformaya dönüyorlar. Dünya eğitim liginde Türkiye’nin üzerinde yer alan ABD, İngiltere, Japonya, Hong Kong, Singapur, Avustralya ve Arjantin gibi ülkelerde üniforma giyiliyor. Almanya üniformaya dönmeyi tartışıyor.
Tüm bu hengame arasında dünya ile rekabet edecek nesilleri yetiştirecek eğitim sisteminin allak bullak olmasından korkuyoruz. Bizim genel adetimiz “deneme-yanılma” yöntemi ya… Bu işte de gidişat onu gösteriyor ama, hayırlısı bakalım…

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.