DOLAR 16,8273 -0.14%
EURO 17,5576 -0.01%
ALTIN 975,95-0,17
BITCOIN 3419485,79%
Afyonkarahisar
25°

AÇIK

13:14

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

İNCE AYAR – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
28 Nisan 2017 12:43
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Murat Arısoy 28 Nisan 2017 Cuma 12:43:53
 

Afyonkarahisar’ın yakından tanıdığı, kendisini kiraz ihracatına neredeyse vakfetmiş, vilayeti Türkiye Küçük ve Orta ölçekli işletmeler, Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticiler Vakfı ve Beşiktaş Jimnastik Kulübü nezdinde temsil eden İhsan Beşer, başından geçen bir konuşmayı anlattı.

Gelin, konuşmayı Beşer’den dinleyelim:
“İstanbul’da Yeşilköy Havaalanı’ndan Taksim’e gitmek için bir taksiye bindik. Taksici önce, nereden götürürse daha uygun olacağını, hangi yolun açık olacağını söyledi. Ben sessiz kaldım. Sessiz kaldığımı görünce referandumdan bahsetti. Türkiye’deki vatandaşların Adalet ve Kalkınma Partisi’nin uygulamalarına bir cevap verdiğini, İstanbul’un, Diyarbakır ve ‘Hayır’ diyen diğer yörelerin tabir-i caizse kaybedildiğini, çöküşün başladığını belirtti. Ben hâlâ sessizliğimi korudum. Bu sefer HDP’li yöneticiler ve milletvekillerinin tutuklu olduğunu, CHP’nin bu duruma karşı çıkmayarak aslında tutukluluk hallerine destek verdiğini, söyledi. PKK’nın Türkiye emellerinden vazgeçtiğini, Irak ve Suriye üzerinde bir devlet kurulması için çalışıldığını, buna rağmen baskıların sürdüğünü söyledi.”
“Ben bu sırada, aklımdan 2 seçenek geçirdim. Birincisi, gözü kapalı bir şekilde ‘Sağa çek’ deyip taksi şoförü ile kavga etmek. Burada ya döversin, ya dövülürsün. Fakat uzun vadede bir etkisi olmaz. İkinci seçenek ise, şoföre, kendi gittiği yol ile cevap vererek, susturmak. Allah bana ikinci yolu nasip etti.”

İhsan Beşer, bundan sonraki diyaloğu şöyle anlatıyor:
Beşer: Çok düşünüyor olabilirsiniz, yorumluyor olabilirsiniz. Ama cahilsiniz, bundan kaybediyorsunuz.
Şoför: O ne demek oluyor?
Beşer: Bak kardeşim, Osmanlı İmparatorluğu 22 milyon metrekareye nasıl ulaştı?
Şoför: Nasıl ulaştı?
Beşer: Türklerin savaş stratejisi ve taktik bilgileri, Kürtlerin savaş sanatı, Ermenilerin de Osmanlı’ya sadakati ile 22 milyon metrekareye ulaşıldı.
Şoför: Yani?
Beşer: Yanisi şu: Bu 3’ünü bir araya getiren kuvvet dünyanın en çok toprak kazanan devleti hâline gelebilir. Bu 3’ünün ayırdığın zaman ise güçsüz bir devlet olur.
Şoför: Ben böyle düşünmemiştim. Ama şimdi Doğu’da vatandaşlar öldürülüyor.
Beşer: Sen PKK’dan bahsettin. PKK, Müslüman mı?
Şoför: Halk Müslüman.
Beşer: PKK’ya cevap vermedin. Ben söyleyeyim. PKK Müslüman değil. Müslümanlık’ta adam öldürmek yok.
Şoför: Ama devlet de…
Beşer: Devlet operasyon yapıyor. Eğer hiçbir şey olmasa devlet operasyon yapar mıydı?
Şoför: Yapmazdı abi. Eskiden karakol vardı, bizim köylümüz o karakola gider çay içerdi. Karakol kaldırıldı, sevgiyi kaybettik.
Beşer: Bak sen, bir de Irak’tan bahsettin. Irak deyince hangi fotoğraf geliyor aklıma biliyor musun? Hani bir Amerikalı general, Iraklıları çıplak vaziyette bir kampa toplamıştı, üst üste yığmıştı. Sen üstte mi olursun, altta mı? Bunun garantisi var mı?
Şoför: O nasıl söz öyle?
Beşer: PKK’nın güvendiği devletlerin Türkiye’de yapmak istedikleri görüntü bu. Senin içine siniyorsa ben bir şey diyemem. Benim içime bu görüntü sinmiyor. Böyle olmayalım diye çalışıyoruz, mücadele ediyoruz.

Bu konuşmadan sonra şoförün sesi çıkmıyor, Beşer’i hızlıca Taksim’e bırakıp ayrılıyor yanından. Kavga dövüş olmadan verilen ‘ince ayar’ın ise, eminim etkisi sürüyor.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.