DOLAR 18,5039 -0.02%
EURO 18,1433 -0.12%
ALTIN 987,780,00
BITCOIN 357748-0,11%
Afyonkarahisar
25°

KAPALI

12:59

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

BAZI TAHMİNLER – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
5 Ağustos 2016 15:05
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Murat Arısoy 5 Ağustos 2016 Cuma 15:05:50
 

15 Temmuz’da yaşanan kanlı darbe girişiminin ardından Türk Milleti, Türk Ordusu, hükümet ve muhalefet, kenetlenerek darbecileri bertaraf etti. Bu vurguyu özellikle yapıyorum, zira bu kenetlenmeye önümüzdeki günlerde, aylarda, yıllarda hep ihtiyacımız olacak. Bir zamanlar Irak’ta “Ne Sam, Ne Saddam” diyenlerin, bu söylemleri ile aslında “Sam Amca” olarak kodlanan Amerika Birleşik Devletleri’ne destek verenlerin hatasına düşmeden, “Tam bağımsız Türkiye” için kim uğraş veriyorsa yanında yer almak gerekir.
Amerika Birleşik Devletleri’nin, Avrupa Birliği’nin küstah tavırlarını biliyor, görüyoruz.
Kuzey Atlantik Terör Örgütü hâline gelmiş NATO’nun işleyişlerini okuyor, araştırıyoruz.
Türkiyemiz için gizli ya da aşikâr planları yapanları hem hissediyor, hem biliyoruz.
Türkiye’de 15 Temmuz’dan sonra başka bir hâl var. Olağanüstü Hâl’i kastetmiyorum. Şimdiki süreçte OHAL ilan edilmeyecekse ne zaman ilan edilecekti?
Benim kastettiğim “hâl”, siyasetteki liderlerin birbiri ile konuşabilme, uzlaşabilme, düşük ses tonuyla tartışabilme hâlidir.
Yukarıdaki bu yaklaşım farkı, yerel ilişkilere de yansıyor.
Mutluluk verici.
Bu süreçte, neler konuşulabilir, tartışabilir, hangi kararlar verilebilir diye düşündüm. Zaten bir kısmı şu an gündemde…
BAŞKANLIK SİSTEMİ: 15 Temmuz’dan sonra Başkanlık Sistemi mutlaka tartışılacak. Yeni Anayasa ile ya da Yeni Anayasa’ya ihtiyaç kalmadan demokratik bir çıkış yolu olarak, seçeneklerden biri olarak gündeme gelecek Başkanlık Sistemi. Karşı çıkanlar da görüşlerini söyleyebilecek. Fakat taraftar olanlar da karşı çıkanlar da bu sefer üsluplarına dikkat edecekler.
ADALET SİSTEMİ: Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun ikiye ayrılması birkaç gündür haberlere konu oluyor. Bunun yanı sıra hızlı ve etkin yargılama için farklı yöntemler de aranacaktır. Hızlı karar, hızlı temyiz, hızlı sonuç olarak özetlenebilecek bu yeni sistemde, Amerikanvari jüri üyeleri olmasa da bize özgü bir formül aranacaktır.
İDAM: İdam gelir mi, gelse de uygulanır mı? Cevabı zor soru. Hayatta her şey mümkün. Ama elimizi kolumuzu bağlayan uluslararası antlaşmalardan kurtulmamız, sonra bu konuyu görüşmemiz gerekir. Zira başımızda Avrupa Birliği Uyum Yasaları, Birleşmiş Milletler İkiz Sözleşmeleri gibi imza attığımız sözleşmeler var. Bu sözleşmelere aykırı davranmak yerine bu sözleşmeleri çöpe atmak daha mantıklı.
PROFESYONEL ORDU: Diyeceksiniz ki “Darbe girişiminde bulunanlar zaten profesyonel. Nasıl bir profesyonellik olacak?” Tahminim, general sayısı düşürülmüş, yetkileri sınırlandırılmış ve “sınır polisi” adını verebileceğimiz bir teşkilat kurulacağı yönünde. Burada mühim olan, Türk Ordusu’nun ülkeyi her yönüyle savunabilecek hâle gelmesidir.
KAMU PERSONEL REJİMİ: Kamu içinde örgütlenen yasadışı kuruluşların önüne her zaman Kanun Hükmünde Kararname ile geçemeyebilir devlet. Dolayısıyla memurlara soruşturma iznini kolaylaştıracak, memurun hesap verebilmesini sağlayacak bir sistem üzerinde çalışılması doğaldır. Bununla birlikte önümüzdeki günlerde en çok duyacağımız kelimenin “liyakat” olması muhtemeldir.
İNCİRLİK’İN SORGULANMASI: Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye üzerindeki planlarını duymayan yok. Bu planlar, İncirlik Üssü sayesinde yürütülüyor. İncirlik Üssü’nün kapatılması, Üsse el konulması, Türkiye’nin elini güçlendirecektir. Tabii şunu da gözardı etmemek gerek: Amerika Birleşik Devletleri bu Üssü kapattırmamak için direnecektir.
ŞANGAY İŞBİRLİĞİ: Amerika Birleşik Devletleri’ne ait İncirlik Üssü’nü kapatma girişimi, güçlü dostluklar kurarak sağlanabilir. İran, Çin, Rusya, Türki Cumhuriyetler ve İslam coğrafyası ile güçlü işbirlikleri kurduğumuz gün, bölgenin belirleyici ülkesi olacağız. Şangay İşbirliği, bir simge. Şart değil. Şart olan, güçlü işbirlikleri kurmamız.
FREKANS DÜZENLEMESİ: 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin ardından Türkiye’deki Amerikan kanalları sorgulanmaya başladı. Yeni dönemde yabancı şirketlerin doğrudan televizyon kanalı sahibi olması engellenebilir. Bununla birlikte Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na talimat verilerek “Türk gerçek ve tüzel kişilikleri ile en az yüzde 50 ortaklığı olmayan televizyon ve radyoların yayın yapması yasaktır” düzenlemesi hakkında çalışılabilir.
KİŞİSEL VARLIKLARIN SINIRLANDIRILMASI: 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin askeri ve toplumsal yönü kadar iktisadi boyutu da mevcut. Darbe Girişimi’nin iktisadi yönünde ise Cunta’yla bağlantılı olanların varlıkları, hüküm sürdükleri bütçeler ve buna benzer unsurlar yer alıyor. Yukarıda saydığım diğer maddeler “tahmin”di, bu yazdıklarım ise “olsa iyi olur” temennisi: Kişisel varlıkların, en azından belirli bir süre, devlet tüm para akışını kontrol edesiye kadar, sınırlandırılması hepimiz için yararlı olabilir. Böylece ekonomimiz üzerinden ne Alman Vakıfları, ne Sorosçu “sivil” toplum kuruluşları, ne de başka yapılanmalar para aklayabilir.
BORÇLANMANIN YILLIK GELİRE ORANTISI: FETÖ/PDY soruşturmasının bir kısmı, Bank Asya ile ilgili. Kendi yıllık gelirinin fazlasını kredi olarak başka bankalardan çekip Bank Asya’ya yatıranların olduğunu haberlerden okuduk. Bu durumda tüm bankalarla masaya oturulup “Yıllık gelire göre kredi verin. Kirada oturanlara, başka bankalara borçlu olanları ise yıllık gelirinin en fazla yarısını kredi olarak kullandırın” denilmesi gerekiyor. Böylece, ekonomik intihar girişimlerinin de önüne geçilmiş olur.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.