DOLAR 18,5039 -0.02%
EURO 18,1433 -0.12%
ALTIN 987,780,00
BITCOIN 358773-0,43%
Afyonkarahisar
25°

AÇIK

05:28

İMSAK'A KALAN SÜRE

DUR

ABONE OL
3 Eylül 2019 11:26
0

BEĞENDİM

ABONE OL

17 yıllık AKP iktidarı döneminde görev alan 7 Milli Eğitim Bakanı ile eğitim sistemi 14 kez değişti. Her yeni bakan kendi mucize sistemini getirdiği gibi, bakanımız Ziya Selçuk ta, mucize bir reçete ile ortaya çıktı. Yeni sistemde, zorunlu derslerin sayısı azaltılıp, seçmeli derslerin sayısı artırılıyor. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Tasavvuf Edebiyatı ve İslam Felsefesi  zorunlu olurken, Matematik, Felsefe, Tarih seçmeli olacak. Bu müfredata bağlı olarak sınav sistemleri de değişecek haliyle. Yeni sitemde Matematik dersi seçmeli olacakmış. Aslında kaldırılmıyormuş da, öğrencinin tercihine bırakılıyormuş. Ancak Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri öğrencinin tercihine bırakılmayacak kadar önemli. Albert Einstein’ın “Bir milletin geleceği ile oynamak istiyorsan önce eğitim sistemi ile oyna” dediği iddia edilir. İktidar da herhalde buna uğraşıyor. Bir ülkede matematik seçmeli, Din Dersi zorunlu oluyorsa, 2 yılda bir hem eğitim hem de sınav sistemi değişiyorsa, her yere İmam Hatip Lisesi  açılıp, içleri boş kalıyorsa, bunu başarmışsınız demektir. Bence eğitim sisteminde yapılacak en köklü değişiklik, AKP zihniyetini Milli Eğitim Sisteminden uzak tutmaktır.
***
Ulu Önderimizin bir Matemetik kitabı yazdığını, birçok geometri teriminin isim babası olduğunu, Cumhuriyeti akıl ve bilim temelinde kurup yeşerttiğini hepimiz biliriz. Tüm dünya sayısal sistemler ve Fen Bilimleri üzerinde ilerlerken, bu iktidar Matematikten niye bu kadar korkuyor diye düşündünüz mü hiç. Matematiksiz bir eğitim olmaz. Çünkü hayat, matematiktir. Matematik insanlara analitik düşünmeyi, sorgulamayı, ezberlemeden çözüm yolları bulmayı öğretir.
Türk insanı matematikten anlarsa “Karnını doyuruyorsunuz, her türlü ihtiyacını karşılıyorsunuz yine de oy vermiyor” diyenlere, “Padişahım sen çok yaşa” demek yerine 16 yılda vatandaştan toplanan 2 trilyon 29 milyar dolar verginin, özelleştirmelerden elde edilen 61 milyar dolar gelirin, 73 milyar dış borcun, 15 milyar dolar iç borcun, yapılan yollar dışında nerelere harcandığını merak eder, hesap eder, eline geçen asgari ücretle orantısını kurar.
Matematiği kuvvetli vatandaşlarımız, ülkemizin küresel rekabet endeksinde 140 ülke arasında neden 133. sırada olduğunu düşünür, sorgular.
Suriyelilere kira ve kömür yardımı için milyar dolarlar harcayan iktidara, emeklimize, emekçimize, çiftçimize, EYT’limize niye destek verilmediğini sorar.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde 643 yöneticiye karşılık neden 1717 makam aracı, İETT’de 48 yöneticiye karşılık neden 150 kiralık makam aracı, İSKİ’de 124 kişi yönetici varken, neden 874 makam aracı bulunduğunu merak eder. Çarpar, böler. Yöneticilerin hergün farklı renkte bir makam aracına binmekte olduğu sonucunu çıkartır!
Ben kuru soğana bile muhtaç durumdayken, “Varlık Kuyruklarında(!)” çile çekerken, “Saraylardaki şatafat, yüzlerce araçlık protokol konvoyları, uçak filoları nasıl oluyor?” diye düşünür.
İyi eğitimli Türk vatandaşı “%99’u müslüman olan bir ülkede yaşıyoruz” diye nutuk atanlara, “İslamilik Endeksinde” ilk 40 da hiçbir İslam ülkesinin yer alamamasını, Türkiye’nin  95 sırada yer almasının nedenlerini sorar.
Eğer vatandaşımız iyi bir eğitim alır ve sorgulamayı öğrenirse “Hiçbirşey olmasa bile, kesinlikle bir şey oldu”  sözünün mantıksal ve felsefi açıklamasını yapabildiği gibi, “Soyadından AKP’ye oy vereceği anlaşılanlar”dan bahseden AKP’li İl Başkanına, “AKP’ye oy vereceği, tipinden anlaşılan” vatandaşa eksik oy pusulası verildiğini iddia eden Binali Yıldırım’a, “Resmi verilere göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde 8.866.614, Belediye Meclisi seçimlerinde 8.849.322 oy kullanılmış. 8.866.614, 8.849.322  den daha büyüktür. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için  daha fazla oy kullanılmış. Benimle dalga mı geçiyorsun” diyebilir.
Eğer insanımız matematik’e ilgi duyarsa, Mimar Sinan’ın Süleymaniye Camisinde matematik dehasıyla ortaya koyduğu, bir köşeden çıkan sesin caminin her köşesine yayılmasını sağlayan akustik düzenin, restorasyon sırasında bozulmasına tepki gösterir.
Eğer halkımız sorgulamayı öğrenirse, Zafer Havaalanını tepkilere rağmen, adeta zorla Altıntaş’a yaptırıp, “Cebimizden tek kuruş para çıkmayacak” diyenleri sorgular. Firmaya 50 milyara mal olan, devletin 30 yılda 200 milyar zarar uğramasına sebep olanların, bugün şehirdeki Askeri Havaalanını hatırlayıp, “Sivil uçuşlara açacağız” vaadinin nelere mal olduğunu hesap eder. “Benim paramı kimlere peşkeş çekiyorsun. Yeter artık, dur” der. “Dur.”
Son Söz: “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir”  Mustafa Kemal Atatürk

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.