DOLAR 18,6198 -0.11%
EURO 19,6890 -0.09%
ALTIN 1.076,31-0,05
BITCOIN 3184820,84%
Afyonkarahisar

AÇIK

06:31

İMSAK'A KALAN SÜRE

Endişe veren rakamlar – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
25 Haziran 2014 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Sezer Küçükkurt 25 Haziran 2014 Çarşamba 03:00:00
  Afyonkarahisar’da intihar ederek kendi yaşamına son verenlerin sayısı son dönemlerin en yüksek seviyesine ulaşmış. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre 2013 yılında Afyonkarahisar il genelinde toplam 39 kişi intihar etti. TÜİK’in verilerinde yıllara göre intihar rakamları incelendiğinde Afyonkarahisar için üzücü bir tablo ortaya çıkıyor. Buna göre Afyonkarahisar’da 2000 yılında 20, 2001 yılında 19, 2002 yılında 20, 2003 yılında 39 kişi intihar ederek yaşamına son verdi. 2003 yılından sonra üzücü rakamlar azalış seyrine giriyor. 2004’de 25, 2005’de 28 kişi intihar etti. 2006’da yine yükseliş yaşandı ve intihar eden sayısı 34 oldu. Afyonkarahisar’da 2007’de 17 kişi, 2008’de 38 kişi, 2009’da 27, 2010’da 30, 2011’de 32 ve 2012’de de 28 kişi intihar etti. Geçtiğimiz yıl olan 2013 yılında son yılların rekoru kırıldı ve intihar eden Afyonkarahisarlı sayısı 39’a ulaştı.
Bu rakamlar Afyonkarahisar için endişe verici rakamlardır. Bunlar ölümle sonuçlanan vakaların rakamları. Bir de can kaybı yaşanmayan girişimler var ki bunlarla ilgili rakamlar daha da endişe verici.
Toplumumuz geldiği nokta ve geleceği açısından bu rakamlardan endişe duymakta haksız mıyız?
Ağayla köylünün hikayesi
Bilinen hikayedir. Biz de daha önce başka bir vesileyle bu fıkrayı buradan nakletmiştik ama, mübarek hikaye numarasız gözlük gibi… Pek çok duruma “cuk” diye oturuyor.
Ağa ile köylünün hikayesi… Bugün Balyoz falan filan diye içeri tıkılanların serbest bırakıldığını görünce herkes birbirine soruyor, “Madem içeri tıkılanlar serbest bırakılacaklardı, madem bu adamları içeride tutacak suç unsuru yoktu, onca paldırtı, küldürtü, tantana neyin nesiydi?” diye…
İşte ağayla köylünün hikayesi de bugün bizim durumumuz gibi. Anlatalım isterseniz;
Efendim, günlerden bir gün köyün ağası, yanında çalışan köylüye atlarını koşumlatıp, arabasını şehre gelmek üzere hazırlatır. Dizginler ağanın elinde, köylü arabada ağanın yanında şehre doğru yola koyulurlar. Yolda giderlerken at hacet giderir ve bu sırada ağanın aklına bir hinlik gelir.
“Eğer” der, yanındaki köylüye, “Şu at pisliğini yersen şehre vardığımızda atı da arabasını da sana bağışlayacağım” der.
Köylü şöyle bir düşünür, “Ulan hayatım boyunca çalışsam bu atla arabasını alamam. Şurda kim görecek, yiyeyim gitsin” der ve dediğini yapar.
Ağa sözünü yemez, şehirden dönüşte bu kez dizginler köylünün elinde, ağa da yanında oturmaktadır. Köylü aklından, “Ya köye vardığımızda herkese bu işe anlatırsa, ben milletin yüzüne nasıl bakarım” diye düşünürken, ağa da “Durduk yerde iş çıkardık, at da gitti, araba da” diye düşünürmüş.
Bu sırada at yine yapacağını yapmış ve bir kez daha yola pislemiş. Köylü fırsatı kaçırmamış ve “Aynısını yaparsa kimseye bir şey anlatamaz” düşüncesiyle, “Ağam eğer şu pisliği yersen atı da arabasını da sana geri veririm” demiş.
Ağa hem kaybını geri almak, hem de aynı köylü gibi kimsenin görmeyeceğini düşünerek teklifi kabul etmiş.
İş bitmiş, bizim ikili yeniden yola koyulmuş. Biraz zaman geçtiğinde her ikisinin de akılları başlarına gelmiş. Köylü demiş ki, “Ağam şehre giderken at da senindi, araba da. Şehre dönerken yine at da senin, araba da. İyi de biz bu boku niye yedik?”
İşte, gündemdeki son duruma baktıkça insanın aklına bu eski hikaye geliyor. Yanılıyor muyuz?

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.