DOLAR 18,6608 0.05%
EURO 19,3570 0.21%
ALTIN 1.044,050,19
BITCOIN 301094-1,76%
Afyonkarahisar
10°

KAPALI

06:26

İMSAK'A KALAN SÜRE

Gıda Fuarı nasıldı, nasıl olmalı?

ABONE OL
8 Ekim 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Murat Arısoy 8 Ekim 2013 Salı 03:00:00
  “Lokumun, kaymağın, sucuğun, kadayıfın, patatesin, yumurtanın” başkentinde Gıda, Gıda İşleme, Ambalaj, Paketleme ve Endüstriyel Ekipmanları Fuarı düzenlense, nasıl olurdu?
Muhtemelen, şehirdeki tüm firmalar “Orada bulunmalıyım” diye rekabet içine girer, ardından da duyurular birbirini izlerdi.
En az 120 firma fuara katılır, “ruhun gıdası” olan müziklerde de “yöresel” lezzetler sergilenirdi.
Günlük en aşağı 1000-1500 kişi, fuarı ziyaret eder, hatta belki eşe dosta bazı ürünleri hediye ederlerdi.
Asıl “başkent”lerde bunlar olur.
Suret “başkent”lerde ise görünüm farklıdır.
Daha ilk baktığınızda “Bu mudur?” diye sorarsınız kendinize.
Katılım azdır, katılımın azlığı A’dan Z’ye her şeyi etkiler.

“Lokumun, kaymağın, sucuğun, kadayıfın, patatesin, yumurtanın” başkenti iddiasındaki Afyonkarahisar’da düzenlenen Gıda, Gıda İşleme, Ambalaj, Paketleme ve Endüstriyel Ekipmanları Fuarı, benim için hayal kırıklığıydı. Protokol üyelerinde bile eksiklikler göze çarparken “büyük” firmaların Fuar’a katılmaması normal karşılandı.
“Protokol” demişken, şunu hatırlatayım: Kimse “İlimizde uyum var” diye söze başlamasın. Esnaf temsilcilerinden tutun da ticaret ve ziraati yönetenlere kadar herkeste bir soğukluk var. Bir tarafın katıldığı programa diğer taraf katılmıyor, ya da “Görünmek” için protokole öylesine oturuyor. Bu ayrım, firmalara da sirayet ediyor.
Konumuza dönecek olursak: Bir hareket var ama sonu yok. Koskoca Afyonkarahisar’da birkaç sucuk firması, birkaç süt firması, bir yumurta sektörü temsilcisi katılmıştı Fuar’a. Hiçbir şekerlemeci yoktu. Hatay’ın künefecisi gelmişti de ekmek kadayıfının esamisi okunmuyordu.
Katılımcı firma sayısı, 20-25 dolaylarındaydı.

İDDİALAR, KARŞI-İDDİALAR
Elbette katılımın sebeplerini araştırmak, araştırma sonucunu da değerlendirip gerekli tedbirleri almak lazım.
Mesele zaten hayıflanmak değil, ders çıkarıp gelecek yıl için hazırlık yapmak.
Bu bağlamda çeşitli tarafların iddialarını gündeme getirmem şart:
1)Şehirdeki lokumcular, Kurban Bayramı’nda oluşacak hareketliliği gerekçe göstererek “Yoğunuz, katılamayız” dedi.
Karşı iddia odur ki “Lokumculara üstü kapalı bilgi verildi, tekrar bilgilendirme yapılacağı söylendi; ancak devamı gelmedi.”
2) Afyonkarahisar’da gıda anlamında görev yapan herkes tek tek dolaşıldı, durumdan haberdar edildi.
Buna karşılık ise tüm firmalara ulaşılmadığı söyleniyor.
3) Konuya duyarlı olması beklenen sivil toplum örgütleri, katkı sağlamadı.
Oysa bir taraftan da sivil toplum kuruluşları ile yeteri kadar istişare yapılmadığı öne sürülüyor.
4) Fuar aceleye getirildi, son 1 hafta kala çalışmalar yoğunlaştırıldı
Fuar için 3 ay öncesinden hazırlıklara başlandığı kaydediliyor.
5) Fuar için yeteri kadar tanıtım yapılmadı.
Fuar şirketinin “alışılagelen” şekilde tanıtımlar yaptığını söylemek mümkün.

TESPİTLER
İddiaların yanı sıra, gözlemi kuvvetli olan kişilerin tespitlerine de yer vermek, bize yol gösterebilir diye düşünüyorum:
1) Organizasyonda ciddi eksiklik var, ama bu eksikliğin tam olarak hangi taraflardan kaynaklandığı belirli değil.
2) Bazı firmalar, stant kiraladığı hâlde standı kullanmadı. Bu duruma itiraz edildiği zaman, “Parasıyla değil mi” yanıtı alındı.
3) Halkın Fuar’a ilgisi yok denecek kadar azdı. Halkın dikkatini cezbedecek bir ürün de yoktu.
4) Fuar kültürü henüz yeni oluşan bir kentte ardı ardına fuarlar düzenlemek, kurumları ve vatandaşları yorabiliyor, bıkkınlığa neden olabiliyor.
5) Fuar, mekan olarak “uğrak” bir yerde değil. Ulaşım konusunda da ara çözümlere başvurulmadığı için, özel merakı olanlar dışında bir kitleye rastlamak mümkün olmadı.
6) Fuar’a katılan firmalar, kendilerini anlattıracak bir tutumun içine girmedi. Bu haliyle, Fuar, “iflas etmiş bir alışveriş merkezine ait son malların satıldığı bir mekan” gibi bir izlenim bıraktı.
7) Her şeyden daha önemlisi, şehir “lider”den yoksun. Şehri atağa kaldıracak, üzerindeki ölü toprağından kurtaracak, ateşlendirecek, oyun kuracak bir “10 numara” yok. Oyun kurmayı bir kenara bırakalım, şehirle ilgili hayal kuran sayısı bile çok az.

ÖNERİLER
1) En başta etkili tanıtım şart. Alışılagelen gazete-televizyon-ilan tahtası reklamları ile “Bilmem kaçıncı Fuar, şu gün açılacak” katılımın artmayacağı aşikâr. Elde örneğin “keçi sucuğu” mu var, ya da “haşhaş kreması” mı var, “dondurulmuş alabalık” mı var, reklam kurgusu o var olanlara göre düzenlenmeli. “Alabalalık da dondurulur mu hiç”, “Siz hâla keçi sucuğu yemediniz mi”, “Bir dilim ekmek, üzerinde haşhaş” gibi sloganlarla duyuru yapılmalı.
2) Fuar açılışında, Afyonkarahisar’ın yöresel ürünlerinden hangisi öne çıkacaksa, o ürünle ilgili kampanya yürütülmeli. Meselâ bir yıl stantlar “patates” hâlinde olmalı, diğer yıl “çocukların girebileceği sucuktan evler” yapılmalı, bir başka yıl ünlü bir sanatçı kaymak satmalı. Belki yarışmalar, rekor denemeleri yapılmalı.
3) Fuar’dan “hatıra” kalacak küçük eşyalar, stantlarda yer almalı. Silgi yerinde lokum olan kalemler, kızarmış sucuk kokulu silgiler, kiraz görünümlü yastıklar, gülen yumurtalar… Belki uzun sürer ama, kadayıf aromalı parfümün kamuoyuna açıklanmalı bu Fuar’da.
4) Kurumlar “O varsa ben yokum” anlayışı yerine, “Birlikte nasıl daha ileri gideriz”i tartışmalı.
5) Ulaşım için ücretsiz servisten tutun, yükümlülüğü organizasyon firmasına ait ücretli minibüsler de düşünülmeli.
6) Fuar’ın iç yapısının düzenlemesinde Türk Standartları Enstitüsü’nün görüşleri alınmalı.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.