DOLAR 18,5844 -0.03%
EURO 18,1783 -0.07%
ALTIN 1.023,150,04
BITCOIN 371265-1,30%
Afyonkarahisar
12°

HAFİF YAĞMUR

12:57

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

GÜZEL BİR ATA BİNDİ VE…

ABONE OL
5 Mart 2015 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Agah Bıyıkoğlu 5 Mart 2015 Perşembe 02:00:00
  Edebiyatımızın usta bir kalemini daha kaybettik. Binlerce insanın Yaşar Kemal’i ebediyete uğurlamasına tanık oldu İstanbul sokakları…
Gazetemiz Kocatepe’nin genç ve sevilen yazarı Murat Arısoy Salı günkü “Günebakan” köşesinde, Yaşar Kemal’in “şâir” yönüne değinerek iki şiir paylaştı okurlarla. Her iki şiirde de merhum sanatçının Türkçe’yi ne kadar ustalıkla ve etkili bir şekilde kullandığını görüyoruz. Bu örnekleri seçen Murat kardeşimi kutluyorum.
Üniversite öğrenciliğim günlerinde o zamanki adı Mithatpaşa Stadyumu olan bugünkü İnönü Stadyumu’ndan çıktık birkaç arkadaşla. Taksim’e çıkıp Beyoğlu’nda dolaştıktan sonra Afyon Talebe Yurdu’na döneceğiz geç vakitte. Kalabalığın arasında birden farkettim onu… “Yaşar Kemal” dedim. İri yarı, üstünde eski sayılacak bir ceket, kırlaşmış, dağınık gür saçları ve kalın siyah çerçeveli gözlükleriyle geçiyor yanımızdan… Sesimi duydu ki döndü gülümsedi ve başıyla selam verdi, devam etti yoluna… “İnce Memed”in yazarıydı bu ünlü sanatçı. Birkaç gün önce de Engin Cezzar-Gülriz Sururi Tiyatrosu’nda O’nun “Teneke” adlı romanından dan uyarlanan oyununu izlemiştim.
Gülriz Sururi “Zeyno Kadın”ı; Yıllar sonra Perihan Abla dizisinin “Şakir”i Şevket Altuğ, ağalara karşı mücadele veren kaymakamı oynuyordu. Ve Tuncel Kurtiz’… Ülke gerçeklerini yansıtan unutulmaz roller sergilediler.
Afyon Lisesi yıllarımda hiç bilmiyordum Yaşar Kemal’i… Edebiyat derslerinde adı geçmezdi hiç… Günlük gazetelerin bir gün sonra geldiği altmışlı yılların başları… Afyonkarahisar’da Yaşar Kemal’i de İnce Memed’i de pek bilen yoktu sanırım.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümü öğrenciliğim sırasında onu ve öteki ünlü yazar ve sanatçıları öğrenmeye başladım… Özellikle Çukurova’nın yoksul köylüsünü kentlisini, öfkeli ağalarını, inatçı çocuklarını, dik duran analarını, dağını taşını, bulutunu kuşunu kurdunu, kartalını tilkisini, otunu dalını, yaprağını değişik bir üslûpla anlatıyordu Yaşar Kemal. Bir coğrafya kitabından, bir biyoloji kitabından farklı ve renkli bir anlatımdı bu… Nitekim AKÜ MYO’da Türkçe ve Kompozisyon dersleri verdiğim yıllarda doğa tasvirlerine örnek metinleri Yaşar Kemal’den seçerdim:
“Toros dağlarının etekleri ta Akdeniz’den başlar. Kıyıları döven ak köpüklerden sonra doruklara doğru yavaş yavaş yükselir. Akdeniz’in üstünde daima top top ak bulutlar salınır. Kıyılar dümdüz, cilalanmış gibi düz, killi topraklardır. Killi toprak et gibidir. Bu kıyılar saatlerce içe kadar deniz kokar. Tuz keskindir.”
Büyük ustanın Demirciler Çarşısı Cinayeti romanı, “O iyi insanlar, o güzel atlara bindiler ve çekip gittiler.” cümlesiyle başlar ve bu cümleyle biter… Güzel bir ata bindi ve gitti ebedi âleme Yaşar Kemal.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.