DOLAR 18,6383 -0.01%
EURO 19,5244 0%
ALTIN 1.063,050,18
BITCOIN 3177680,03%
Afyonkarahisar

KAPALI

06:35

İMSAK'A KALAN SÜRE

Rahmetli Başbuğumuz Yapılan İşkence ve İşkence Çeşitlerini Şöyle Anlatır:-1

ABONE OL
7 Mayıs 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 7 Mayıs 2013 Salı 03:00:00
  1. Sanıklar, günlerce aç ve susuz bırakıldılar.
2. El, yüz yıkamak, taharetlenmek imkânından mahrum edildiler.
3. Diğer bir işkence de Allah yarattı demeden dövmek. Bu işkence bilhassa üniversite öğrencilerine uygulanıyordu.
4. Başka sanıkların dövülmesini izlettirmek.
5. Tabanca çekerek ifade sırasında sanıkların şakaklarına dayamak ve ” Sizi öldürürüz, kalp sektesinden öldü diye rapor alırız. Geçer gidersin” şeklinde tehditte bulunmak.
6. Boş yazı kağıtlarını altına “imza muayenesi yapacağız, şurayı imzalayın” diye imzalatarak, ondan sonra da ” İşte bu kağıtların üstüne istediğimizi yazar, doldururuz, canınızı okuruz. Bunu bilerek ifade veriniz.” şeklinde tehditte bulunmak.
7. Emniyet Müdürlüğünün bodrumlarında, içlerinden lağım geçen hücrelere kapatmak.
Tutuklular nihayet 7 Eylül 1944 günü, İstanbul 1 Nolu Sıkıyönetim mahkemesinde; Hükümete karşı gizli örgüt kurmak, düzen düşmanlığı yapmak, hükümeti düşürmeye çalışmak ve Irkçılık, Turancılık yapmakla suçlanırlar. Askeri Savcı Kazım ALÖÇ, sanıkların idamla yargılanmasını istemektedir.
Irkçılık-Turancılık davası 7 Eylül 1944’te başlar ve haftada üç gün süren oturumlarla 65 oturum sürer. ATSIZ, altı buçuk yıla arkadaşları da çeşitli cezalara çarptırılırlar. Temyize başvurulması üzerine Askeri Yargıtay davayı esastan bozar.
Sanıkları tutuksuz yargılayan 2 nolu Sıkı Yönetim Mahkemesi kararını açıklar:
“Sanıklar Suçsuzdur, Beraatlerine…”
“3 Mayıs milli bir ideolojinin, milli olmayan bir ideolojiye karşı tepkisinden ibarettir.”
“Zafer her zaman Hakk’a ve doğruya inananların olmuştur..”
Mahkemenin gerekçeli kararında: “Bu nümayiş (3 Mayıs 1944 yürüyüşü-gösterisi) milli bir ideolojinin, milli olmayan bir ideolojiye karşı tepkisinden ibarettir.” denilmesi Türk Milliyetçilerinin yaralı yüreklerine biraz da olsa su serpmiştir. Gerekçede yer alan ” Milli bir gaye için çalışan Zeki Velidi ve Arkadaşlarının beraatına karar verilmiştir..” ibaresi Türkçülüğün ve Turancılığın bir mahkeme kararıyla milli bir dava olarak kabul edilip tescillemesi açısından son derece önemlidir.
İnönü ve çevresindekiler bu mahkeme kararı ile büyük bir şoka uğrarlar ve kararı temyiz ederler. Askeri Yargıtay temyiz başvurusunu inceler ve mahkemenin verdiği beraat kararını onaylar. Gene yılmazlar, bu sefer Yargıtay Başsavcısı Münif Kocaçıtak, tashih-i Karar isteği ile harekete geçti. Mahkemenin tekrar görüşülmesini istedi. Askeri Yargıtay bunu da reddetti. Bu şekilde “Türkçülük-Turancılık” davası Türk Milliyetçilerini zaferi ile neticelenmiş oldu.
Hiç şüphe yok ki, bizim mücadele tarihimiz, Türklüğün zorlu mücadele tarihinin bir yansımasıdır. Zaferlerle ve başarılarla dolu sayfalar kadar, kederli, hüzünlü ve zorlu sayfalarımız da çoktur. Bilhassa Türk-İslam Ülküsü’nün gönüllü neferleri olan Türk Milliyetçileri yukarıda sözünü ettiğimiz “TÜRKÇÜLÜK OLAYLARI”NDA ve 12 Eylül 1980 ihtilali öncesinde ve sonrasında çok çileler çekmiş birçok badireler atlatmışlardır.
İftiharla ifade edelim ki Türk Milliyetçileri, mağdur olmuşlar, işkence görmüşler, sıkıntı çekmişler ama asla mağlup olmamışlardır. Türk Milliyetçileri zaman zaman horlanmışlar, suçlanmışlar ama Türkiye ve Türklük-Müslümanlık sevdasından asla vazgeçmemişlerdir.
Bu şanlı mücadelemizde Başbuğumuzun aşağıdaki sözleri bize örnek olacaktır.
“Türk Milletinin binlerce yıllık tarihi boyunca yenilmez olmasını sağlayan ve bugüne kadar her felaketin üstesinden gelerek her tehlikeyi çiğneyip üstüne çıkmasını sağlayan bazı milli vasıfları, gelenekleri ve inançları vardır; karekteri vardır. Bunların başında:
‘Asla yenilmeyi kabul etmemek, boyun eğmeye ve mağlup olmaya karşı çıkmak’ görüşü ve karekteridir. Teslim olmayı ret, mağlup olmayı ret yenilmezliğin sırrıdır. Durum ne kadar karanlık olursa olsun, ne kadar imkânsızlıklar içerisinde bulunursak bulunalım, asla yenilmeyi kabul etmemek, Türklüğün ezeli şiarıdır.”
(Devamı Yarın)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.