DOLAR 18,5376 0.15%
EURO 18,2128 0.24%
ALTIN 993,950,63
BITCOIN 3604290,65%
Afyonkarahisar
23°

AÇIK

12:59

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

ŞEYTANIN İNSANI NAMAZDAN UZAKLAŞTIRMA YOLLARI (3)

ABONE OL
24 Mayıs 2019 12:26
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 24 Mayıs 2019 Cuma 14:13:14
 

Çalıştığım kurumda izin vermiyorlar bu yüzden namaz kılamıyorum demek de bir bahaneden ibarettir. Çünkü namazımızı paydos vakitlerinde kılabiliriz. Ayrıca namaz kılma izni verilmeyen bir iş yerinde çalışmak caiz değildir. İlk fırsatta namazımıza engel olmayacak bir iş bulmamız gerekir.
Namazında niyazında olan dindar insanlara bazı çevrelerce kem gözle bakıldığı, yobaz ve gerici gibi hoş olmayan sözler söylendiği bilinmektedir. Gerçek gerici ve yobazlar bu sözleri söyleyen ve böyle düşünenlerdir. Çünkü bir insanın inandığı dinin gereklerini yerine getirmek veya getirmemek en temel insan haklarındandır. Gerçek yobazlar ve gericiler en temel insan haklarından olan inanç ve ibadet hakkına saygı duymayan insanlardır. Bu tür insanları örnek bir insan ve örnek bir Müslüman olarak ve inandığımız gibi yaşayarak utandırmalıyız. Müslüman özellikle bu noktada çok dikkatli olmalı ve inandığımız gibi yaşamalıyız. Bir Müslüman bildiği işi yapmalı, yaptığı işi iyi bilmeli, hangi işi yapıyorsa o iş kolunda herkese örnek olmalıdır. Doktorsa en iyi doktor, öğretmen ise en iyi öğretmen, işçi ise en iyi işçi olmalıdır.
Namaz Allah rızasını kazanmak için kılınır. Namaz kılarken de spor yapılmış olur. Fakat spor yapmak için namaz kılınmaz. Namaz da bir spordur, ben sporcu olduğuma veya günlük spor yaptığıma göre namaz kılmama gerek yok demek yanlıştır.
Alkol almak hiç şüphesiz dinimize göre haramdır ve sarhoş halde iken namaz kılınmaz. Bir Müslümana alkol almak elbette yakışmaz fakat alkol alıyorum diye namazdan tamamen uzaklaşmak ve namaz kılmamak ta yanlıştır. Bir taraftan alkol almayı bırakmak diğer taraftan da namaz vakitlerinde alkol almamak gerekir.
Başımı örtmediğim veya örtemediğim için namaz kılmıyorum düşüncesi de elbette yanlıştır. Elbette din de hedef mümin kadınların hepsinin örtülecek yerlerini örtmesidir. Fakat bu hedefe ulaşmadan da sadece namaz kılacağımız zamanlarda örtülmesi gereken yerlerimizi örterek namazımızı kılmalıyız.
Çok günah işledim, nasıl olsa Allah affetmez düşüncesi tamamen yanlıştır. Allah’ın rahmetinden ümit kesilmez, Allah’ın rahmetinden ancak kâfirler ümit keser. Bunu yanında nasıl olsa Allah affeder düşüncesi de yanlıştır. Allah cenneti boşuna yaratmadığı gibi cehennemi de boşuna yaratmamıştır. Allah’ın rahmetinden ümit kesilmeyeceği gibi cezasından da emin olunmaz. Şeytanın insanı namazdan uzaklaştırma yollarından birisi de “Nasıl olsa Allah bağışlar” diyerek insanı kandırmasıdır. Bu konu da Kur’an’da şöyle buyrulur:
“Öyleyse sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Aldatıcı şeytân sizi Allah’ın bağışlamasına güvendirerek yoldan çıkarmasın.” (Lokman: 33, bak. Fatır: 5)
Araf suresi 16. Ayette geçtiği gibi şeytan bazande insana dindar, hacı, hoca görünerek sağdan yanaşır, şeytanın sağdan yanaşması dındar görünmek şeklinde olur. Sözgelişi din adamı, bilim adamı suretinde “Sünnetleri kılmaya gerek yok, farzları kılmak yeterlidir.” Gibi sözlerle insanı yoldan çıkarır; Bunlara aldanmamak gerekir.
Bazı insanlar “Allah’ın bizim kılacağımız namaza ihtiyacı mı var” derler, namaz Allah’ın bunca verdiği nimete karşı kulun borcu ve şükrüdür. Aynı zaman da namaz kılmaya Allah’tan çok bizim ihtiyacımız vardır. Çünkü namazda kötülüklerden uzaklaşmış, güzel ahlak sahibi bireyler ve bu bireylerden oluşmuş bir toplum oluşturma hedefi vardır.
Uzun yıllardır namaz kılmamış ve kazaya kalmış çok namazımız olabilir. Namaz kılmamak için bu durumda bir mazeret değildir. Böyle bir durumda her namazın ardından o namazın bir vakitlik kazasını kılabiliriz. Ayrıca kıldığımız namazların sünnetleri konusunda da Cenâb-ı Hak, farzlardan eksik olan namazlarımız için kulumun varsa nafile/sünnet namazlarını getirin diyecektir.
Hastalık ve özürlü olmak namaz kılmaya engel değildir. Yüce dinimiz bu konuda oturarak,  yatarak ima ile kılmak gibi kolaylıklar getirmiştir.
Namazda esas olan tâdili erkâna uyarak namaz kılmaktır. Şeytan bu noktada insana vesvese vererek, tadili erkânı bozmaya ve acele namaz kılmaya teşvik eder. Biz de şeytanın bu vesvesesine karşı namaza mutlaka euzü ile başlamaya ve namaza kendimizi vererek, yani Allah’ın huzurunda olduğumuzu, biz O’nu görmesek te O’nun bizi gördüğünü düşünerek karşılık vermeliyiz.
Evimizin camiye uzak olması sevap ve fazilet bakımından bir avantajdır. Çünkü hadisi şeriflerden öğrendiğimize göre camiye gitmek üzere evinden çıkan bir müslümanın her sol adımızı atışında bir günahı silinmekte, her sağ adımını atışında da derecesi yükseltilmektedir. Sözgelişi evimizde cemaat sevabı almak için bir namazın farzını 27 defa kılsak bile camide cemaatle kılma sevabını alamayız. Bu bakımdan soğuk, sıcak ve uzaklık kavramlarına aldanmamalıyız.
Namazdan sonra yapılan istiğfarlar ve tesbihatlar namazın içerisindeki küçük günahlara ve hatalara kefarettir. Namazdan sonra tesbihat çekmeden ve dua etmeden namazı bitiren ve camiden ayrılan bir insan çalışıp da karşılığını almadan giden bir insan gibidir.
Şeytanlaşmış insanlar insanı dinden, imandan ve namazdan uzaklaştırmak isterler. Bu tür insanlardan korunma ve kurtulma yolu öncelikle onları doğru yola davet etmek, bu mümkün olmadığı sürece de onlarla arkadaş olmamak, arkadaşlığımız varsa bu arkadaşlığı sonlandırmaktır.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.