ÜÇ HARFLİLER YÜKSELİŞTE

ÜÇ HARFLİLER YÜKSELİŞTE

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesinde kurulan İstatistik Ofisi’nin bir araştırması zaten bildiğimiz gerçekleri yüzümüze çarptı. İstanbul’da faaliyet gösteren bakkallar arasında yapılan araştırmaya göre,
Pandemiden önce bir bakkaldan aylık ortalama 24 kişi veresiye alışveriş yaparken, pandemiden sonra bu sayı yüzde 32.2 artarak, 31’e yükselmiş. Borç miktarı ise yüzde 54.8 artmış. En sık veresiye yazdırılan ilk üç ürün ise ekmek, yumurta ve sigara.
Pandemiden önce veresiye defterindeki toplam borç ortalama 12.733 TL iken, pandemiden sonra bu rakam yüzde 54.8 artışla 19.717 TL’ye çıkmış.
Bakkalların yüzde 85.8’i pandemi öncesine göre satışlarının azaldığını, yüzde 80.8’i koronavirüsten ötürü ekonomik sıkıntı yaşadığını ifade ederken, yüzde 74.3’ü kira, enerji ve işçi gibi giderlerden, yüzde 73.8’i genel ekonomik koşullardan, yüzde 67.1’i ödeme alamamaktan ve veresiye taleplerinin artmasından dolayı zor günlerden geçtiğini vurgulamış.
Bakkallar ekonomik kriz ve pandemiden sonra Zincir market şube sayılarındaki artışın kendilerini etkilediğini belirtiyor. İstanbul’da son 10 yılda bakkal sayısı yüzde 30 azalmış.
YİĞİT MUHTAÇ OLMUŞ KURU SOĞANA,
BİLMEM SÖYLESEM Mİ, SÖYLEMESEM Mİ?
Bu araştırma küçük esnafın, özellikle vatandaşın yükünü çeken bakkal esnafının pandemi döneminde ne kadar zor günler yaşadığını göstermesinin yanında, vatandaşın ekonomik sıkıntılarının ulaştığı boyutu da gözler önüne seriyor. İnsanların kredi kartları limitleri dolunca bakkala veresiye yazdırmaya başladığı, en çok da temel besin kaynağı, “ekmeği” yazdırdığı ortaya çıkıyor. Çok acı değil mi?
İnsanlar 2 liraya satılan ekmeğin parasını ödeyemezken, iktidar ekmek kavgasını bile ayağa düşürdü. İBB’nin, kuru ekmeğe muhtaç olan vatandaşa ucuz ekmek verebilmek için Belediye Meclis kararıyla Üsküdar ve Ümraniye’de Halk ekmek büfesi açma girişimi AKP’li belediyeler tarafından engellenmeye çalışıldı. Hepimiz televizyonlarda İstanbul’da AKP’li Belediyelerin, gariban vatandaşın 1 liradan ekmek almasına engel olmaya çalıştıklarını, bunun için meydanlarda kavga ettiklerini seyrettik. Bu düşmanlık, bu kin kimedir? Siz halkın ekmeğiyle oynuyorsunuz. Siz aslında, kendi siyasi geleceğinizle oynuyorsunuz. Bugüne kadar vatandaşın ekmeği ile oynamak kimseye fayda getirmemiştir.
AKP’nin geçen yıl “karaborsacılar, teröristler” diye yaftalayıp, depolara baskınlar düzenlediği soğan üreticilerinin soğanları bu yıl tarlada çürüyor. İktidar bu teröristlerin(!) ürünü alıp, siyasi rant için dağıtırken ne ala, muhalefet belediyeleri vatandaşa ucuz ekmek satarken engel ol.
Diğer yandan küçük esnafı gözetmeyen kapanma kararı zincir marketlere yaradı. “Üç harflilerin” borsadaki hisselerine yükseliş getirdi. Kapanma kararı ardından BİM yüzde 3,5; Şok yüzde 3,4; Migros hisseleri ise yüzde 2,8 yükseldi.
İlimizde de Belediye ekmek büfeleri önünde uzayan kuyrukları, fırınların camlarındaki “askıda ekmek” yazılarını görüyoruz. Afyon Bakkallar Odası Başkanı Cengiz Üstün, “Afyon’da bakkal sayısında azalma olmadığını, ancak açılan işyerlerinin çok kısa sürelerde kapandığını, kapanan bakkal kadar yeni bakkal açıldığını” ifade ettiğini de belirteyim.
Yaşanan ekmek kavgasını gördükçe aklıma Neyzen Tevfik’in dizeleri geliyor.
“Ekmek herkese yetecekti aslında…
Tarlaya karga dadandı,
Ambara fare,
Fırına hırsız,
Memlekete harami…”
Son Söz; “Boş tencerenin yıkamayacağı iktidar yoktur.” Süleyman Demirel

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi