UNUTULMAYA YÜZ TUTAN DEĞERLERİMİZDEN SILA-İ RAHİM / Afyonkarahisar Müftülüğü

UNUTULMAYA YÜZ TUTAN DEĞERLERİMİZDEN SILA-İ RAHİM / Afyonkarahisar Müftülüğü

Sıla-i rahim; gerek soy, gerekse evlilik vesilesiyle oluşan hısımlara, yakınlara iyilikte ve yardımda bulunma, onlarla ilgilenme, akrabalık bağlarını güçlendirip, koruma şeklinde tanımlanabilir.
Yakınlar arasındaki bu bağın koparılması, İslâm dininde büyük günahlar arasında sayılmıştır. Zira insanın diğer insanlarla olan ilişkileri, yakınları ile olan ilişkilerine göre şekillenmektedir. Buna göre yakınları ile iyi ilişkiler içinde olmayan insan, diğer insanlarla nasıl iyi ilişkiler içinde olabilir? Toplumdaki sevgi ve dayanışma bağlarının çözülmesi aileden başlar, komşulara ve diğer kesimlere sirayet eder, neticede fert ve toplumsal bazda ahenk bozulur. Kur’an-ı Kerim’de, “Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, idare ve himayeniz altında olanlara iyi davranın. Allah kendini beğenen ve daima böbürlenip duran kimseyi sevmez.” (Nisâ Sûresi, 4/36.) ayeti, Müslümanların yapması gerekli görevlerden bir kısmını dile getirmektedir. Ayete konu olan gruplarla iyi ilişkiler kurabilmenin yollarından birisi de sıla-i rahim kavramı içinde değerlendirilen ve belki de onun özünü teşkil eden ziyarettir. Zira nice yalnız anne-babalar, akrabalar bir dost, evlat, yakın yolu gözlemektedir. Kendilerinin hâlini soracak, bir nebze olsun dertlerini paylaşacak evlatlar, akrabalar, dostlar zaman zaman ne kadar da aranır. Şurası bir gerçek ki, gün geçtikçe yalnızlaşıyoruz. Gerek akrabalarımız gerekse diğer insanlarla ilişkilerimiz daha da zayıflıyor. Kendimizin dışındaki insanları ve onların problemlerini gün geçtikçe umursamaz oluyoruz. Huzuru, sevinci, üzüntüyü, varlığı, yokluğu bireysel olarak yaşamaya doğru hızla ilerliyoruz. Oysa problemler, üzüntüler paylaşıldıkça hafifler, aynı şekilde sevinçler de paylaşıldıkça bir anlam kazanır.
Toplum içerisinde ahlâk, sanat, dinlenme ve eğlence kültürü, insanî ilişkiler vb. değerlerin aşındığına üzülerek şahitlik etmekteyiz. Bunun en önemli sebebi modern dünyanın bizlere sunduğu hayat tarzı ve kendi değerlerimizden uzaklaşmamız olsa gerek. Kentlere doğru yaklaştıkça akraba ilişkilerinin zayıfladığını, hatta kaybolma noktasına geldiğini görmekteyiz. Oysa dinimiz, bir taraftan akraba ilişkilerini mümkün mertebe kuvvetlendirmemizi, onlardan muhtaç konumda olanları koruyup kollamamızı emrederken, diğer taraftan da yakınlarla ilişkilerimizi koparmamızı yasaklamaktadır. Peygamberimizin ilk tebliğleri arasında sıla-i rahim de yer almıştır. Sıla-i rahimin önemini vurgulayan hadislerden bir tanesini nakletmek istiyoruz:
Kim rızkının bollaştırılmasını yahut ecelinin geciktirilmesini arzu ederse, akraba ile irtibatını sürdürsün!”
(Müslim, Birr, 20; Buhârî, Edeb, 12)
Bu konuda İmam-ı Gazali’nin sözü de çok önemlidir.
“Üç şey vardır ki, kimde bulunursa, Allah onun hesabını kolaylaştırır ve rahmetiyle cennetine koyar…
Seni mahrum bırakana, senin vermen,
Seninle akrabalık bağlarını kesenlere, Sıla-i Rahim yapman,
Sana zulmedeni, affetmendir.”
(Alıntı: Diyanet işleri Başkanlığı “Aile Dergisi” ile İmam’ı Gazali’nin “İhyâ-u Ulûmiddin” kitabı)

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi