ARTIK BAL TUTAN  PARMAĞINI YALAMASIN

ARTIK BAL TUTAN PARMAĞINI YALAMASIN

İktidar sahiplerinin, devlet imkanlarını sonuna kadar yandaşlarına hizmet için kullandığını deyim yerindeyse devlet imkanlarının, arsaların, kredilerin yandaşlara peşkeş çekildiğini üzülerek görüyoruz. Son dönemde devletin üst makamlarında afaki maaşlar alanlar tek tek ortaya çıkıyor. Bu da yetmezmiş gibi aynı insanlara değişik kurumlarda görevler verilerek (ya da verilmiş gibi gösterilerek) iki, üç, hatta dört maaş alabildiklerine tanık oluyoruz.
Onlarca üniversiteli gencimiz iş bulamazken, yetenekli ve bilgili binlerce insanımız pasif görevlerde bekletilirken mesela Cumhurbaşkanlığı iletişim Dairesi Başkanı Fahrettin Altun’un evine (okkalı) dört maaş girmesi hak mıdır?
Cumhurbaşkanı Danışmanı Yiğit Bulut’un sadece Türk Telekom’dan 33 bin lira maaş ve ilave olarak, pirim, araç, yakıt, konut desteği aldığı, en az üç maaş dışında derneklerden, vakıflardan aldıkları maaşların toplamının 200.000 TL’sını bulduğu ifade ediliyor. Hadi şimdi bunu bu ülkede atanamayan öğretmenlere, işletme, iktisat okuyup ta iş bulamayan, inşaatlarda çalışmaya bile razı olan, ancak onu bile bulamayıp babasından harçlık almaya devam eden gençlere nasıl anlatacaksınız.
Eski Milletvekilleri, Sarayda görevli bürokratlar, bakanlar, parti yöneticileri, eş dost akrabaları… Say say bitmiyor. İsteyen internete girer hepsini tek tek görür. İnsanlar “Atalarımızın dediği gibi devletin malı deniz” diyorlar. Ye ye bitmiyor nasılsa! İddialar doğruysa, devletin malını, ganimet olarak görenler yediklerinin aslında yetimin hakkı olduğunu bilmiyorlar mı? İnsanların bir yandan pandemi, diğer yandan ekonomik krizle boğuştuğu, yoksulluğu geçtik açlık sınırında yaşadığı bir dönemde, pazardan çürük sebzeleri toplayıp pişirmek zorunda kalan annelere bu eşitsizlikleri nasıl anlatacaksınız?
AFYONKARAHİSAR İGM’NDE
BAZILARINA ÇİFT ÜCRET
İl Genel Meclisi (İGM) ildeki seçmenler tarafından seçilen üyelerden oluşan, devletin o ildeki yatırımlarının planlanması, projelendirilmesi ve bütçe oluşturulmasında yetkili organdır. Yani devletin ilimizdeki eli, İGM’dir.
İlimizde son yerel seçim sonuçlarına göre oluşan 50 üyeli İGM’nin 36 üyesi AKP’li, 8 üyesi MHP’li, 3 üyesi İYİ Partili, 2 üyesi CHP’li, 1 üyesi ise bağımsız olarak seçildi.
İGM’nin faaliyetlerinin daha iyi yürütülebilmesi amacıyla seçilmiş üyeler, komisyonlarda görev yapıyorlar. Kanuna göre bu komisyonlara seçilen üye sayısı toplamı 50’ye kadarsa, komisyonlara grubu olan partilerden üye alınıyorken, bu rakam aşılırsa, grubu olmayan siyasi partilerden de üye alınabiliyor. İGM’nin her üyesi kanunen, çalışmalarının karşılığı olarak katıldıkları oturum başına çok küçük bir ücret alırken, komisyonlarda göre yapan üyeler, katıldıkları komisyonlardan da ayrıca ücret alırlar.
Salih Sel’in başkanlığı döneminde İGM’nin tüm üyeleri komisyonlarda görevlendirilmişti. Komisyonlarda çoğunluk iktidar partisinde olduğu için, istediği kararları çıkartmaya devam etti. Ancak en azından vatandaşımızın oylarıyla seçilen tüm üyelerin komisyonlarda görev almasıyla hem demokrasi tabana yayılmış, hem de meclisimize çok seslilik gelmişti. Diğer yandan bazı üyeler hiç ek ücret alamazken, bazılarının çift ücret alması gibi absürt bir durumun da önüne geçilmişti.
Afyonkarahisar İGM’nde Nisan ayı başında yapılan toplantı sonrası, komisyon seçimleri yapıldı. Oluşturulan 13 komisyona sadece İGM’nde grubu olan AKP ve MHP’nin 44 üyesine görev verildi. 13 komisyona yaklaşık 65 üye seçildiğini göz önüne alırsak, bu demek oluyor ki, yaklaşık 20 üye birden fazla komisyonda görev yapacak. Birden fazla ücret alacak. Yani İGM’nin bazı üyelerine hiç görev verilmezken, bazıları birden fazla komisyonda görev aldıkları için çift ödeme alacaklar. Rakamı kesin olmamakla birlikte 3-4 bin lira civarında ek ücret alacaklar.
Sayın Valim;
İGM kararları sizin onayınızdan geçtikten sonra resmiyet kazanıyor. Sizin bu konuyu incelemeniz, hem demokrasimizin yerleşmesi, hem de hakkaniyetin sağlanması açısından bu kararı İGM’ye iade etmeniz gerektiğini düşünüyorum. Artık bu ülkede bal tutan parmağını yalamasın, devletin işleri siyasete malzeme olmasın. Ülkemiz hak, hukuk ve adalet ekseninde liyakat sahibi insanlar tarafından, hakkaniyetle yönetilsin.
Son Söz; “Bir insanı ahlaken eğitmeden, sadece zihnen eğitmek topluma bir bela kazandırmaktır.” Theodore Roosevelt

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi