Bayram ve gündem – Kocatepe Gazetesi

Bayram ve gündem – Kocatepe Gazetesi

Sezer Küçükkurt 23 Kasım 2010 Salı 15:55:36
  Kurban Bayramı ve tatil sonrası günlük hayat normale döndü. Herkes günlük telaşesi ile yine baş başa kaldı. Kurban Bayramı’ndan geriye ise “kurbanlık hayvanını dahi karşılayamayan ülke” tablosu kaldı geriye.
Türkiye’nin bir bölümü ithal hayvanlarla ibadetini yerine getirdi bu yıl. “Türkiye 21. yüzyılın lider ülkesi, müthiş gelişme içindeyiz” sözlerine nazire edercesine. “Ne var bunda, paramız var da alıyoruz” diyecek olursanız, bilesiniz ki paramız da yok. Ülkenin dış borcu giderek katlanıyor. Türkiye’deki yabancı para miktarı 117.5 milyar dolar. 75 milyar dolar borsada, 33 milyar dolar hazine bonolarında. Faiz çok tatlı. Bu yıl cari açığımız yüzde 220 artmış. Ümitler sıcak parada ama, o da ürküp, uçup gitmezse.
Kesecek kurbanını bile yabancı ülkelerden ithal eden, borç içinde yüzen bir ülke. Kendisi hayvan yetiştiremeyen, birikimini başka ülkelere verip, gerekirse borçlanıp, kurbanlık alan bir ülke. Elinde kesecek hayvan kalmadığı için dışarıdan aldığı borç para ile yine dışarının hayvanlarını alıp kurban eden ülke… Allah herkesin ibadetini kabul etsin…
***
Devletin birinci özelliği adalet olmalı, devlet adil olmalı öyle değil mi? Devletin kuralları herkese eşit biçimde uygulanmalı.
Peki Hükümet’in son çıkardığı mali afla bu adalet sağlanmış oluyor mu dersiniz? Affa konu edilen mali dönemlerde borcunu hep zamanında ödemiş, hiç devletle sorun yaşamamış olanlara bir teşekkür kağıdı bile verilmezken, bir de onları “enayi” gibi hissettiren uygulamada adaletten bahsedilebilir mi?
Yanlış anlaşılmasın. Ticarette dara düşene, doğru yolda giderken ayağı takılana yardım etmek, el uzatmak gerekir. Bu da devletin görevidir. Ama konan kurallara uyduğu için cezalandıranların hakkını korumak da devletin görevi değil midir? Dara düşene yardım edilirken kurallara uyanları pişman etmek hangi adalete sığar ki?
***
Ülke gündeminde NATO’nun yani ABD’nin Füze Kalkanı projesi var. İki yıl önce Füze İzleme Sistemi’nin Çekoslavakya’da, Füze Avlama Sistemi’nin (Füze Kalkanı) Polonya’da kurulması gündeme geldiğinde bu iki ülkede halk sokağa dökülmüştü. ABD’nin “milli bir proje” olarak 1990’lardan bu yana hayata geçirmeye çalıştığı bu projenin bugün NATO ambalajıyla Türkiye’ye sunulduğunu, hedefin İran’ı kontrol altında tutmak olduğunu artık Sağır Sultan bile duydu. Detaylar ülke gündemini işgal ediyor.
Bizim merak ettiğimiz bu proje Türkiye’de hayata geçerse Afyonkarahisar’ın durumunun ne olacağıdır. Afyonkarahisar Askeri Havaalanı bilindiği gibi NATO’nundur. Türkiye’nin en uzun ikinci pistine sahip olduğu belirtilen bu askeri tesisin kullanımı NATO’ya aittir. ABD’nin Irak’a saldırısı öncesinde eğer meşhur tezkere TBMM’den geçmiş olsaydı ABD uçaklarının Irak’ı Afyonkarahisar ve İncirlik’ten kalkan uçaklarla vuracağı ayan beyan ilan edilmişti. Hatta 1 Mart tezkeresinin oylandığı gece haber ajansları alarma geçmiş, bizim gibi taşra muhabirlerine “Bu akşam tezkere geçerse Afyonkarahisar’dan Irak’a uçaklar havalanabilir. Gözünüzü dört açın, olayı atlamayın” talimatları verilmişti. Biz de uçak kalkacak mı diye bekleyiş içine girmiştik. Tezkere TBMM’den geçmeyince bu bekleyiş sona ermişti.
Şimdi eğer NATO’nun projesi hayata geçerse akla gelen ilk adresler yine NATO üsleri olacaktır. Dolayısıyla Afyonkarahisar Askeri havalanı da bu ihtimaller dahilinde sayılacaktır. Biz gidip yerini görmemiş olsak da, NATO’nun Akdeniz’i izlediği gözü olarak nitelenen radar üssü de Sultandağları’nda bulunmaktadır. Bu üs geçtiğimiz yıllarda inşa edilirken, hem kullanılan teknikler bakımından, hem de inşaatı Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın üstlenmesinden dolayı epey merak uyandırmıştı. Ama askeri konu olması nedeniyle basına yansımamıştı.
Sonuç olarak NATO’nun füze kalkanı kurulursa, bu kalkanın bir kenarında havaalanı ve Sultandağları’ndaki tesisler nedeniyle Afyonkarahisar’da yer alacak gibi görülüyor. Haydi hayırlısı…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi