DOLAR 16,7076 -0.04%
EURO 17,5341 -0.17%
ALTIN 969,820,10
BITCOIN 314804-6,95%
Afyonkarahisar
24°

AÇIK

03:28

İMSAK'A KALAN SÜRE

HAÇLI SEFERLERİ FRANSIZLAR VE FRANSIZLARIN CEZAYİR KATLİAMI-9

ABONE OL
18 Ocak 2012 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 18 Ocak 2012 Çarşamba 02:00:00
  FRANSA KRALI FRANSUVA NASIL KURTULDU? (9)
İtalya Savaşları (1494-1559) dönemi, Avrupa’ya egemen olmaya çalışan Kutsal Roma Cermen İmparatorları, Habsburglar ile Fransa arasında çetin savaşlar dönemidir. 1519’da Roma Cermen İmparatorluk tacı, o zaman Avrupa’nın en güçlü iki devleti Fransa ve Habsburglar arasında çetin bir çekişmeye tanık olmuştur. Habsburg hanedanından Şarlken (V. Karl), aile ilişkileri ile bir dünya imparatorluğuna varis olmuş, İspanya ve Avusturya’dan başka bugün Hollanda ve Belçika’nın yerindeki vilayetler, İspanyol kolonileri, Fransa’da Burgundya onun tacı altında birleşmişti. 1519’da Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu tacı için Alman elektörler karşısında Şarlken ile Fransa Kralı I. Fransuva (François) aday oldular. Şarlken de, Fransuva da, elektörlere, seçilirlerse Türkler’e karşı bir haçlı seferine çıkacakları vaadinde bulunuyorlardı. O zaman bütün Avrupa, bir Osmanlı istilası korkusu içindeydi. Elektörler, Şarlken’in Viyana’ya sahip olduğunu, Osmanlı tehdidi altındaki Macaristan ile akrabalık kurduğunu düşünerek, Şarlken’i imparator seçtiler. Bu andan itibaren zengin fakat parçalanmış İtalya’ya sahip olmak, bu iki hükümdarın esas düşüncesi oldu ve İtalya’da karşı karşıya geldiler. Haçlı seferi planları ertelendi. İtalya’da, Venedik, Floransa, Papalık, Napoli Krallığı, Milano bu mücadelede kah bir tarafa, kah öbür tarafa katılarak ittifaklar yaptılar. 1494-1559 İtalya Harpleri, Avrupa tarihinde devletlerarası ilişkilerde yeni bir kavramı gündeme getirdi; esas konu şuydu: Şarlken tüm Avrupa’da üstünlüğünü kurmak, Ortaçag Avrupası’nda olduğu gibi bir tek imparatorluk egemenliğini gerçekleştirmek emelindeydi. Bu siyasi hedef için, en çok başvurulan propaganda konusu, Türkler’e karşı bir Haçlı seferini başlatmaktı. Asıl maksat ise, İtalya’ya sahip olmak, böylece Avrupa’da egemen duruma gelmekti. Oysa, o dönemde Avrupa’da milli devletler ortaya çıkmıştı ve her devlet, imparatorluk karşısında kendi bağımsızlığını savunmak ihtiyacını duymaktaydı. Fransa, İngiltere, Alman prensleri, İmparatora karşı bağımsız-lıklarını destekleyecek herhangi bir dış devletle ilişkiye girmekte sakınca görmüyorlardı. Başka bir deyişle, şimdi Avrupa politikasında bağımsız devletler arasında bir denge politikası, bir devletler sistemi ortaya çıkmıştı. Bu denge politikasını en yakından izleyenlerden biri İngiltere’ydi. İngiliz Kralı VIII.Henry, bu denge politikasını, kuvvetliye karşı zayıfın yanında yer alarak baskül siyaseti diye adlandırmaktaydı. İşte denge arayan Avrupa yanında, Doğu’da bir dünya gücü olarak yükselen Osmanlı Devleti, bu devletler sisteminin güçlü egemen bir üyesi olarak yer alacaktır. İmparator karşısında kendini tehdit altında hisseden her devlet, doğudaki bu süpergüce başvuracak, yahut onu kullanma tehdidinde bulunacaktır. Böylece, Osmanlı Devleti bu bağlamda kendiliğinden Avrupa’nın bir parçası haline geliyordu. Şarlken’in ürkütücü imparatorluğu karşısında Fransa, Osmanlı Devleti’nin müttefiki olarak bu dengeyi sağlamak için her yolu deneyecektir.
Şarlken, Kuzey İtalya’da Pavia’da Fransız ordusunu korkunç bir yenilgiye uğrattı ve kralı esir etti (24 Şubat 1525). Esir kral, Şarlken tarafından Madrid’e götürülüp hapsedildi. Fransa Kralı kurtuluşu ister istemez doğudaki büyük güçte, Muhteşem Süleyman’a başvurmakta aradı ve şöyle bir mektup yazdı:

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.