İrfan Ünver NASRATTINOĞLU
İrfan Ünver  NASRATTINOĞLU
nasrattinoglu@kocatepegazetesi.com
II.DÖNEM AFYONKARAHİSAR MİLLETVEKİLİ BÜYÜK DİN BİLGİNİ HEMŞEHRİMİZ PROF. KAMİL MİRAS
  • 0
  • 107
  • 14 Eylül 2021 Salı
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Yüce dinimiz İslâmiyet’le ilgili kavram kargaşaları yaşadığımız günümüzde, Kâmil Miras gibi, büyük bir din bilginini, çok iyi tanımamız gerekmektedir. Zira, düşünen, fikir üreten, yazanların kimlik ve kişilikleri hakkında yorum yapabilmek için, o kişinin ilmi seviyesini bilmek gerekir. Kulaktan dolma, yalan yanlış bilgilerle hüküm vermenin, en azından günâh olduğunun bilinmesi gerekir.
Büyük bilgin Kâmil Miras, 1874 tarihinde Afyonkarahisar’da doğmuştur. Mirasoğlu Sülalesinden Müderris Ahmet Efendi’nin oğlu olup, İlk ve orta öğrenimini Afyonkarahisar’da tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi’ne girmiş ve Ulûm-i Aliye-i Dîniyye Bölümünden mezun olmuştur. Bayezid Camiinde ders okutuyor iken, II. Meşrutiyetin ilânını müteakip yapılan seçimlerde, Afyonkarahisar Mebusu olmuş ve Osmanlı Mebusan Meclisi’nde ilimizi temsil etmiştir.
Bir din bilgini olarak, bu alanda hizmetler yapmakta iken, Atatürk’ün çağrısı ile, Afyonkarahisar Mebusu seçilmiş ve TBMM’ne girmiştir.
İkinci TBMM’nin açılışında Kuran’dan ayet okuyup, dua eden Kamil Miras, Ankara’nın başkent oluşu ile ilgili kanun teklifine de ilk imzayı koyanlardandır.
Prof. Miras, bir dönem Mebusluk yaptıktan sonra bir daha aday olmayıp, dini ve ilmi çalışmalara yönelmiştir.
26 Haziran 1940 tarihinde Diyanet işleri Başkanlığı müşavirliğine atanan Miras, bu görevde üç yıl bulunduktan sonra, 24 Nisan 1943 tarihinde emekliye ayrılmıştır.
Prof. Miras, 30 Nisan 1957 tarihinde İstanbul’da vefat etmiştir.
Kur’an-ı Kerim’in Türkçeye tercüme ve tefsir edilmesi fikrini ilk kez ortaya koyan Prof. Miras’tır. Nitekim Mebusluğu döneminde Meclise verdiği bir kanun teklifi kabul edilmiş ve oybirliğiyle alınan bu karar gereğince Elmalılı Hamdi Yazır tarafından “Hak Dini Kur’an dili” adıyla hazırlanan dokuz ciltlik tefsir Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanmıştır. Bunun yanı sıra Buhâri tercümesi de TBMM tarafından kabul edilmiş, bu muhteşem eserin ilk üç cildi Ahmet Naim, dokuz cildi ise Kâmil Miras tarafından tercüme edilerek basılmıştır.
Arapça ve Farsçayı çok iyi bilen Miras, ülkemizin yetiştirdiği en büyük muhaddislerden biridir. Beyzavî, Hâzin, Medârik, İbn-i Abbas gibi ünlü eserlerle, Ahkâmu’t Kur’ân’ı yayına hazırlamış, anılan eserlerden başka şu eserler de onun imzasını taşımaktadır.
1. Din-i İslâm Tarihi’nin Emevi ve Abbasi devirlerine ait kısmı
2. Tarih-i İlm-i Fıkıh
3. Kur’an ve Tefsir Tarihi
4. Ahlâk-ı Ser’iyye
5. Kur’an’ın Cem’i
6. İlm-i Kelâm Tarihine Ait Tetkikler
7. Ramazan Musahabeleri
Kamil Miras’ın Talât, Emin ve Sedat adında üç erkek çocuğu dünyaya geldi. Bunlardan Talât Miras uzun yıllar Dışişleri Bakanlığı bünyesinde Büyükelçilik görevlerinde bulundu.
Hemşehrimiz bu büyük âlim için ne kadar övgü dolu sözler yazılsa azdır… Çağrımız üzerine Afyonkarahisar Araştırmaları Sempozyumu için şehrimize gelen İlâhiyatçı Prof.Dr. Nesimi Yazıcı, Kamil Miras için bakın ne diyor:
“Prof. Kâmil Miras, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e intikâl eden ve her iki dönemde de bu vatana, bu millete ve yüce dinimize önemli hizmetlerde bulunan bir büyük şahsiyet, eserler vermiş bir din âlimimizdir. Onun hayatının en büyük bölümü okumak ve okutmakla geçmiştir. Doğum yeri Afyon’daki ilk ve orta öğreniminden sonra, gerek medrese ve gerekse üniversite tahsilini İstanbul’da tamamlamıştır. Bâyezid Cami-i Şerifi Dersiâmlığıyla başladığı öğreticiliği bir ömür boyunca, dönemin en önemli medreselerinde üst düzey müderrislik ve üniversitede profesörlüğün de ilavesiyle devam etmiştir. Bu öğretim kurumlarında Tefsir, Hadis, Fıkıh, Kelâm, Mantık, Ahlâk, İslâm Tarihi ve Dinler Tarihi gibi hemen bütün önemli İslâm ilimlerini ders olarak okutmuştur. Şüphesiz binlerce öğrenci ve değişik düzeylerdeki ilim taliplerini içine alan onun bu faaliyetinin boyutlarını, maddî ölçülerle belirleme imkânımız bulunmamaktadır. Onun takdir ve taltifi, her şeyde olduğu gibi Yüce Yaratıcı’ya aittir.
Prof. Kâmil Miras, ilmî çalışmaları yanında birçok açıdan pek değerli sayılabilecek siyasî faaliyetlerin de sahibidir. Nitekim üçü Osmanlı Meclis-i Mebusânı’nda, biri de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde olmak üzere dört defa doğum yeri Afyon’un temsilciliğini yapmıştır. O bu siyasî çalışmaları sırasında, ilimle olan ilişkisini hiç kesmemiş, bu durumun bir neticesi olarak da çok sayıda eser ortaya koymuştur. Çizilen bu resim, Kâmil Miras’ın iyi tanınan bir şahsiyet olduğunu düşünmemizi gerektirmekteyse de, gerçek bundan çok uzaktır. Bize hizmet eden niceleri gibi, o da kalın bir unutulmuşluk perdesi altında kalmış, ismi ve ismiyle birlikte söylenebilecek birkaç güzel cümle, bunlara eşlik eden bir iki maddî taltif unsurundan başka ondan bize bir şey kalmamış, daha doğrusu ne kaldığı merak da edilmemiştir. Kâmil Miras, sanki adresi belirlenmemiş bir mektup haline gelmiştir.”
Ne kadar acı değil mi?…
Merhum, aynı zamanda şairdi. Bursa’daki Yeşil Camiin içindeki şadırvanda olan şu mısralar O’nundur:

“Ey Müslüman! Şu şadırvan, sanma sâde bir çağlayan
Tanrı’mızın rahmeti bu, su değildir ondan coşan
Köşelerinden fışkıran, hüzme bir nurdan direk
Gönülleri hoş etmede dökülürken süzülerek. ”

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM