Kişiler ve fikirler – Kocatepe Gazetesi

Kişiler ve fikirler – Kocatepe Gazetesi

Sezer Küçükkurt 2 Kasım 2010 Salı 02:00:00
  Yerel basında yerel basının içinde bulunduğu durumla ilgili değerlendirmeler zaman zaman yapılagelmiştir. Biz resmi ilanların azalacağını, basının darda kalacağını belirttiğimiz bir değerlendirmede bulunmuştuk kısa süre önce. Bunun ardından yapılan bir başka değerlendirmede “fikirleri tartışma büyüklüğünü göstermeyip kendi camiası içindeki kişileri tartışmaktan dolayı, bir başka ifadeyle çekememezlikten dolayı Afyonkarahisar basınının bugün bu noktada olduğunu” dile getirenler oldu. Sızlanmamamız önerilen bu değerlendirmelerde ilan fiyatlarının düşürülmesi nedeniyle basının zorluk çektiği dile getirildi.
Durum böyle olunca belki haklı olabilirler diyerek bizce tartışılması gereken fikirlerin neler olduğuyla ilgili kısaca hafızamızı yokladık. İlk etapta şöyle bir tartışılması gerekenler listesi oluştu:
Gazetelere gönderilen basın açıklamalarının ilan gibi kullanılması ve akabinde basın açıklamasında bulunan kuruma fatura gönderilmesi.
Haberli-habersiz kesilen afaki rakamlı reklam faturalarının gönderilmesi sonrasında insanların reklam vermekten korkar, çekinir hale getirilmesi.
Geçtiğimiz yıllarda bir ekmek firmasının yerel gazetelere ilan vererek açıkça ilan ettiği gibi, gönderilen faturaların iade edilmesi halinde firma aleyhinde haber kampanyasına girişilmesi.
Çalışanlara hakkını vermeyerek mağduriyet yaratılması ve çalışanlar üzerinden çekilen kredilerle insanların mağdur edilmesi. Böylelikle insanların mesleğe uzak durur hale getirilmesi.
Belediye, Borsa, AKÜ gibi kamu kurumlarının başındaki kişilerle kurulan “ahbap-çavuş” ilişkileri sayesinde milyarlarca liralık haksız kazanç elde edilmesi.
Gazetelerin ya da şirketlerin defalarca devredilmesi suretiyle devlete ve piyasaya olan borçların reddedilip, üstüne yatılması.
Afyonkarahisar’dan yükselen bürokratlar sayesinde bankalardan sağlanan kredileri geri ödemeyerek, yükselen bürokratın koltuğundan olmasına neden olunması.
Yapılan yalan-yanlış haberlerle, haklı-haksız suçlamalarla ya da konuşmaların içinden cımbızlanan ifadelerle zor duruma düşürülen kamu görevlilerini ve siyasetçilerin basına konuşmaya korkar hale getirilmesi.
Broşür, tanıtım gibi faaliyetlerde bulunduğunu belirterek Belediye’ye fatura kesilmesi, ama bu broşürün basılıp dağıtıldığının ispatlanamaması.
Meslek örgütü tabelası altında ticari işletme işletilmesi ve bunun maddi-manevi rantından faydalanılması
Liste daha da uzatılabilir, bunlar birden akla geliverenler.
Acaba diyoruz, ucuz ilan yapanları suçlamak yerine önce bu tür “fikirleri” tartışsak, mesleğe camiaya hangisinin daha çok zarar verdiği noktasında anlaşsak daha iyi etmiş olmaz mıyız?
Basında kamplaşmalardan bahseden kişi-ler, kamplaşmanın ana kaynağının bu fikirler olduğunu kabul ettiklerinde “kişiler yerine fikirlerin tartışılması” mesleğe katkı sağlayacaktır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi