DOLAR 18,6462 0.06%
EURO 19,5811 -0.09%
ALTIN 1.068,88-0,16
BITCOIN 313543-0,02%
Afyonkarahisar

AÇIK

12:59

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

DAVA ADAMIYDI – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
25 Nisan 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 25 Nisan 2013 Perşembe 03:00:00
  Bir buçuk milyar Müslüman’ın sevgi ve saygı ile bağlandığı Hz Muhammed (SAV), her yönüyle insanlığa örnek olmuştu… O herşeyden önce büyük bir dava adamıydı. O’nun davası insanlığı kurtarma, mutlu kılma davasıydı. O en büyük ülkü ve gayelerin adamıydı. Hz. Muhammed en büyük ülkücüydü. O’nun davasıyla davalanmak, O’nun davasına sahip çıkmak ve O’nun davası olan „ İ’LAYI KELİMETULLAH ÜLKÜSÜ „ (Allah’ın adını yüceltmek ülküsü )ne sahip olmak bizler için en büyük gurur vesilesidir. (O’na en büyük “ülkücü idi” demekten maksadımız O’nu her hangi bir gruba mal etmek demek olmayıp, O’nun en büyük dava adamı olduğunu açıklamak içindir.)
Dünyanın hiç bir nimeti ve çıkarı; zalimlerin tehdidi ve düşmanlıkları, O’nu davasından döndüremedi. O’nun bu tehditlere ve tekliflere verdiği cevap çok dikkate değerdir:
”Allah’a yemin ederim ki, bir elime güneşi, öbür elime ayı verseniz, beni yine de davamdan döndüremezsiniz…“
Yüce kitabımız Kur’an’da, Allah’la birlikte Peygamberimize itaat emredilmiş, Sevgili Peygamberimizide uyulması gereken çok güzel örnekler olduğu bildirilmiştir. İnsanların hem budünyada hem de ahirette mutlu olmalarının tek çıkar yolu Allah’ın Resulü’nü örnek almak ve O’nun gösterdiği aydınlık yolda yürümektir.
Müslüman olarak bizim görevimiz, Peygamberimizin ahlâk ve fazilet dolu hayatını iyice öğrenmek ve O’nun ahlâkî davranışlarını örnek alarak yaşamaktır.
Şimdi kısaca Peygamberimizin yaşayışını ve ahlâkî davranışlarını birlikte öğrenmeye çalışalım:
Peygamberimizin Doğruluğu
Güvenilir kişiliğinden dolayı kendisine, «Muhammedü’l-Emîn» yani, «Güvenilir Muhammed» denilirdi. Düşmanları bile O’nun doğruluğunu kabul etmiş, kendisine yalancı diyememişlerdi.
Peygamber olduğu zaman Mekke’de halkını İslâm’a dâvet için toplamıştı. Safa tepesine çıkarak orada taplananlara: «Ey Kureyş halkı! Size bu dağın arkasından bir düşman ordusunun geldiğini söylesem bana inanır mısınız?» dedi, orada bulunanlar:
– Hepimiz inanırız, çünkü sen ömründe yalan söylemedin» diye cevap verdiler. Bu topluluğun içinde Peygamberimizin en azılı düşmanları da vardı. Onlar da Peygamberimizin doğruluğunu itiraf etmişti.
Bedir Harbi günü Ahnes bin Şerik, Ebû Cehil’e: “Ey Ebu’l-Hakem, şurada senden ve benden başka konuşmamazı işiten yok. Sen bana Muhammed hakkındaki kanaatini haber ver; o doğru sözlü müdür yoksa yalancı mıdır? “dedi. Peygamberimizin en azılı düşmanı Ebû Cehil: “Vallahi, Muhammed muhakkak doğru sözlüdür ve hiç yalan söylememiştir“ dedi.
Herakliyus’un huzurunda Ebu Süfyan. Herakliyus, Ebu Süfyan’a soruyor. Ne oluyor Mekke’de bize anlat. Her şeyi bütün çıplaklığıyla anlattıktan sonra tekrar sorduğu bir soru olmuştur.
— Bu adı Muhammed olan, peygamber olduğunu iddia eden 40 yaşına gelinceye kadar hayatında hiç yalan söyledi mi? diyor. Ebu Süfyan: Hiç tereddüt etmeden:
— Hiç yalan söylediğine şahit olmadım.
Öyleyse hayatın basit bir meselesinde hiç yalan söylemeyen bir insan, bu büyük meselede yalan söylemez. Bu sözü işiten etrafındaki keşişler, kral Müslüman oldu diye endişeye kapılıp gürültüler çıkarmaya başladılar. O da akıbetinden korkarak sözünü geri almaya kalkışmıştır. Sevgili peygamberimizin bütün düşmanları O’nun doğruluğu hakkında hüsnü şahadette bulunmuşlardır.
Nitekim âyet-i celîlede (meâlen):“Vicdanları onların doğruluğuna tam bir kanaat getirdiği halde, sırf kibir ve zulümden dolayı onları inkâr ettiler. Fakat bak o bozguncuların âkıbetleri nasıl oldu!“ (Neml Suresi, âyet 14) buyurulmuştur.
Peygamberimiz kendisi doğru sözlü olduğu gibi bizim de doğru olmamızı ve yalancılıktan sakınmamızı istemiş ve şöyle buyurmuştur: «Doğruluktan ayrılmayınız, çünkü doğruluk iyiliğe götürür, iyilikde cennete iletir. İnsan doğru söyledikçe ve doğruyu aradıkça Allah yanında doğrular zümresine yazılır. Yalandan sakının, çünkü yalan kötülüğe götürür, kötülükde cehenneme sürükler, insan yalan söyledikçe ve yalan peşinden koştukça Allah yanında yalancı olarak yazılır.»
O, yalandan hiç hoşlanmaz, yalancıları sevmezdi.
Peygamberimiz bir şey hakkında söz verdimi verdiği sözde mutlaka durur, gereğini yerine getirirdi.
O, kurtuluşun doğrulukta olduğunu bildirmiş, doğruların kıyamet g��nünde peygamberlerle beraber olacağını haber vermiştir.
Peygamberimize insanların hayırlısı kimdir diye soruldu.
Peygamberimiz: «Her temiz kalbli ve doğru sözlü olanlardır» buyurdu.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.