DOLAR 18,6323 -0.01%
EURO 19,5506 0.72%
ALTIN 1.054,520,27
BITCOIN 302606-1,75%
Afyonkarahisar

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

FATİH’TEKİ İLÂY-I KELİMETULLAH VE NİZÂM-I ÂLEM ÜLKÜSÜ

ABONE OL
3 Haziran 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 3 Haziran 2013 Pazartesi 03:00:00
  Ataları gibi dünya nizamını -Nizâm-ı Âlami- kurmakla görevlendirildiğine inanan ve İ’layı Kelimetullah Ülküsü’nün takipçisi olan Fatih, kendisini “DÜNYA İMPARATORU” olarak görüyor ve cihanın sulhu-barışı davasını benimsiyordu. Tarihçi Kritovulus eserini Fatih’e ithaf ederken O’na:
“Allah’ın iradesiyle muzaffer galib, yenilmez, deniz ve karaların efendisi, hükümdarların hükümdârı, imparatorların en büyüğü Mehmed’e” ifadesini kullanıyordu… Fatih, İtalyan Langusto’ya Roma ve diğer kavimlerin tarihini okutuyordu. Bu müellif genç sultanın, İstanbul’un fethinden birkaç yıl sonra 1456’da, 26 yaşında iken, Avrupa hakkında bilgi edinmeğe çalıştığını ve Garp ülkelerinin haritasını önünde tuttuğunu yazdıktan sonra Fatih’in:
“Dünyada tek bir imparatorluk, tek bir iman, tek bir hükümdarın olması gerektiğini ve birleşmiş bir dünya için de İstanbul’dan daha münasip bir payitaht mevcut bulunmadığını, Hıristiyanlara hakimiyetin bu şehir sayesinde gerçekleşeceğini” söylediğini belirtir (O.Turan, TC.H.M. c.2, s.65)
Yine Sultan Fatih’in Allah’ın adını cihana hâkim kılmak ve İslâm dini ile âleme nizam vermek dâvası için Trabzon üzerine giderken “valide” diye hitap ettiği Uzun Hasan’ın annesi Sâra Hatun’a verdiği cevap çok mânidardır. Sarp yollarda bir çok zahmete katlanan, zaman zaman atından inerek yürümek zorunda kalan Fatih’e Sâra Hatun’un, “Oğul, ufacık Trabzon için tatlı canına bu kadar eziyet değer mi?” sözlerine Fatih, “Vâlide, İslâm’ın kılıcı bizim elimizde; Cihad sevabına nail olup Allah’ın rızasını tahsilden başka gayemiz yoktur” sözleriyle cevap vererek “Nizâm-ı Âlem” ve “İ’lâyı Kelimetullah” ülkülerinin takipçisi olduğunu ifade etmiştir.
Fatih’in “Nizâm-ı Âlem Ülküsü” nü hazırlatmış olduğu “Kânunnâmesi”nde de görmekteyiz. Kânunnâmenin en önemli kısımlarından birisi, “Her kimseye evladımdan saltanat müyesser ola, karındaşların Nizâm-ı Âlem için katletmek münasiptir. Ekser-i ulemâ dahi tecviz etmiştir. Anınla âmil olalar”(O.Turan, a.g.e. s.14) hükmüdür.
Fatih, kendisinin “Allah tarafından teyid edilmiş” olduğunu ifade eder, “Müslümanların rehberi, gâzi ve mücahitlerin efendisi, Rabbülâlemin’in teyidiyle müeyyed, Saltanat ve Hilâfet semâsının, dünya ve dinin güneşi Ebu’l-Feth Sultan Muhammed Han” unvanlarını kullanırdı. (O.Turan, a.g.e.s.61)
Fethin yıl dönümünün Türk ve İslâm âlemine hayırlı olması ve bu âlemin yeniden dirilişine vesile olması dileklerimle kutluyorum… Yüce Allah’ın nice fetihleri nasip etmesi dileklerimle fethimiz mübarek ve kutlu olsun…

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.