DOLAR 18,5550 0.15%
EURO 17,9636 -0.4%
ALTIN 979,14-0,83
BITCOIN 3585873,23%
Afyonkarahisar
21°

HAFİF YAĞMUR

13:01

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

MÜSLÜMAN YALAN SÖYLEMEZ

ABONE OL
1 Temmuz 2019 11:10
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 1 Temmuz 2019 Pazartesi 13:41:28
 

Ayet-i kerimelerde ve hadisi şeriflerde açıkça beyan edildiği üzere, yalan İslâm’ ın şiddetle yasakladığı ve büyük günah saydığı bir davranıştır. Yüce Allah ; “Yalan sözden kaçının.” (Hac,22/30) “Doğru söz söyleyin” (Ahzab,33/70) buyurmaktadır.
Peygamberimiz(s.a.s) de; “Doğruluk (insanı) hayra götürür. Hayır, da cennete götürür. Kişi doğru konuşa, konuşa Allah’ın yanında doğru kişi olarak yazılır. Yalan ise kötülüğe, kötülük de ateşe götürür. Kişi yalan konuşa, konuşa Allah’ın yanında yalancı (Kezzap) olarak yazılır.”  (Müslim, Birr,103,III,2012–2013) Buyurmuştur…
Kur’an-ı Kerime göre: “Allah, haddi aşan, yalan söz söyleyen kişiyi doğru yola iletmez.” (Mü’min, 40/28)
Bu nedenle  kişi,”İyice bilmediği bir şeyin ardına düşmemeli, kulak, göz, kalp ve bunların hepsinin yaptıklarından sorumlu olduğunu”(İsra,17/36) unutmamalı; “Ya doğru ve faydalı söz söylemeli  ya da susmalı”dır. (Müslim, İman,75.I,68)
Abdullah bin Amr İbni’l-Âs radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Dört huy vardır ki bunlar kimde bulunursa o kişi tam münâfık olur. Kimde de bu huylardan biri bulunursa, onu terk edinceye kadar o kişide münafıklıktan bir sıfat bulunmuş olur: Kendisine bir şey emânet edildiği zaman ona ihanet eder. Konuştuğunda yalan söyler. Söz verince sözünden döner. Düşmanlıkta haddi aşar, haksızlık yapar.” (Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî)
 Rivayete göre, Ebu’d-Derda ile  Resulullah (a.s.m) arasında şöyle bir konuşma geçer:
– Ebu’d-Derda: Yâ Resulallah! Mümin hırsızlık yapar mı?
– Resulullah (a.s.m): Evet bazen olabilir.
– Ebu’d-Derda: Peki, mümin zina edebilir mi?
– Resulullah (a.s.m): Ebu’d-Derda hoşlanmazsa de “Evet!”.
– Ebu’d-Derda: Peki, mümin yalan söyler mi?
– Resulullah (a.s.m): Yalanı ancak iman etmeyen kimse uydurur.” (Kenzu’l-Ummal, h. No: 8994).
İbn-i Mes’ud (r.a.) şöyle demiştir: “Kul, yalan söylemeye ve yalan söyleme niyetini taşımaya devam edince bir an gelir ki, kalbinde önce siyah bir nokta belirir. Sonra bu nokta büyür ve kalbinin tamamı simsiyah olur. Sonunda Allah nezdinde ‘yalancılar’ arasına kaydedilir.” (Muvatta) Doğruluk, ferdi ve toplumu huzur ve mutluluğa götürür, yalan ise kötülüğe ve felakete sürükler. Bu nedenle, yüce dinimiz İslâm, özde ve sözde doğruluğu emretmiş; yalanı ve yalan sözü yasaklamıştır.
Mü’min eli ile dili ile ve beli ile çevresine güven veren insan demektir. Başta namaz olmak üzere, oruç, hac gibi ibadetlerini yerine getiren bir mü’min özü, sözü, içi ile dışı bir olmalıdır. Her konuda kendisine güvenilebilmelidir. Allah’ın isimlerinden birisi olan “El Mü’min”,  dostlarını azaptan, kullarını zulümden emin kılan demektir. Kendisine inanan ve iman edenlere kendi isimlerinden birisini veren Yüce Allah müminlerden “kendilerine her konuda güvenilen insan olmalarını istemiştir. Sevgili Peygamberimiz de bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur:
“Vallahi mümin olamaz, vallahi mümin olamaz, vallahi mümin olamaz” buyurdu. Kendisine: “Ey Allah’ın Resulü, kim mümin olamaz?” denildi: “Zulüm ve şerrinden komşusu güven içerisinde olmayan kimse” buyurdu.” (Buhari, Kitâbu’l-Edeb: 29, Tecrid no: 2019)
“Kişinin namazı, orucu sizi aldatmasın. Dileyen oruç tutar, dileyen namaz kılar. Fakat güvenilir olmayanın dini de olmaz.” (Kenzul-Ummal. H. No: 8436)
 Sevgili Peygamberimiz müslümanı ”Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir” (Tirmizî, Îmân, 12) şeklinde târif etmiştir. Öyleysa namazını ikâme eden mü’min çevresine güven veren, elinden, belinden ve dilinden herkesin emin olduğu insan olmalıdır.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.