DOLAR 18,8383 0.1%
EURO 20,3282 -1.12%
ALTIN 1.128,40-2,33
BITCOIN 440401-0,63%
Afyonkarahisar

KAPALI

06:39

İMSAK'A KALAN SÜRE

NEDEN ORUÇ TUTUYORUZ? – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
20 Haziran 2016 12:06
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Ümit Demir 20 Haziran 2016 Pazartesi 12:06:18
 

Orucun/savmın sadece yeme ve içmeye indirgenmiş olması ne kadar üzücü…
Oysa farz kılınış sebebi o kadar aşikâr ki…
Oruç ne açları anlayalım diye, ne de sırf yemeden içmeden kesilelim diye mecbur tutuldu.
Eğer sebebi, mantığımız çerçevesinde bunlar ise, pasiflik diye de adlandırabileceğimiz oruç, bir boşa kürek çekme değil midir?
Yani kendinizi belli bir müddet rölantiye/beklemeye alıyorsunuz, ondan sonra hayatınıza kaldığınız yerden devam ediyorsunuz.
Kalıcı ve köklü bir değişim olmayacaksa neden yaz kış böyle bir pasif/durağan eyleme geçiyoruz ki?
Orucun bu durağanlıktan, insanı zorlamasından, belki -özellikle uzun yaz günlerinde- bir külfet olmasından öte bir anlamı ve gâyesi olmalı değil mi?
***
Ya da şöyle sorayım; 17 saat oruçlu iken açları ne kadar anlayabiliyorsunuz?
Peki ya, açları anlamak için oruç tuttuktan sonra iftarda kimi anlamak için mükellef sofra kuruyorsunuz?
Ya da gerçekten, ihtiyaç sahipleri bizim yaptığımız gibi sahur ve iftar yapabiliyor mu?
Açları anladıktan sonra bu sizi nasıl harekete geçiriyor?
Hadi toklar 29-30 gün aç insanları anladı diyelim. Peki, yıl boyu, ömür boyu yoksulluk çekenler, Ramazan ayında kimleri anlayacaklar?
Bir de şunu sorayım; orucu yalnız ve yalnız yeme içmeden kesilme olarak ele almanın ruhumuza, kalbimize ve aklımıza ne faydası var?
İşin hikmetini bedende mi arayacağız sadece? Türkiye şartlarında 17 saat -ki kışları yarı yarıya inecek bu süre- aç kalmanın detoks etkisini mi tartışacak ilim adamları ekranlarda, saatlerce?
Aç susuz ve açları anlar vaziyette iken hayatımızın seyri ne kadar değişiyor bir de?
Sahi, oruçla hiç konuştunuz mu? Ne istiyor sizden? Çocukluktan yaşlılığa kadar neden elinizden bırakmıyor, yakanızdan düşmüyor?
***
İsmet Özel, “Bir ümmet, büyüğüyle küçüğüyle zenginiyle fakiriyle bütün bir ay oruç tutuyor. Bu akla sığacak bir şey değil. Ne yapıyorlar oruç tutmakla?” diye soruyor ve devam ediyor; “Sahurdan iftara kadar bir şey yiyip bir şey içmiyorlar, cinsi münasebete veya cinsi faaliyete müteallik şeylere bulaşmıyorlar. Bu bir çeşit zühd gösterisi mi? Yoksa bunun fikriyata dair, tefekküre dair bir tarafı var mı? Asıl bu mu önemli? Tabii ki asıl bu önemli. Biz oruç tutmak suretiyle bütün yaratılmışlara bir ümmet olarak, ümmetin tamamı olarak hitap ediyoruz: Bizi yaratan Allah’tır. Biz cinsi münasebet sebebiyle ortaya çıkmadık. Bizi Allah yarattı. Biz hayatta kalıyorsak yediklerimiz, içtiklerimiz yüzünden değil. Allah bizi yaşattığı için hayattayız. Bu dünya hayatını Allah bize nasip ettiği için böyledir. Bunu bütün bir ümmet olarak başta kâfirlere, sonra da bütün mahlûkata ilan ediyoruz, tebliğ ediyoruz.”
***
Siz de İsmet Özel gibi sorun kendinize. Çünkü soruları olanlar her zaman arayanlardır.
Kesin cevapları olanlar ise tembeller ve rahat düşkünleri…
Oysa oruç, bizi çalıştırmak ve rahatımızı bozmak için de var.
Oruç, hayatımızı kökünden sarsmak, sarsıp yeniden yoluna koymak için var. Oruç, aklı, ruhu, bedeni, kalbi bir potada eritip ahlâk elbisesinin kumaşına işlemek için var.
Oruç, Kur’an’ın tabiriyle “takvaya ermek” için var!
O zaman asıl soru şu: takva nedir?
Uzun oruç günlerinde açları anlamanın yanında bir de bunu anlamaya çalışalım o zaman…

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.