DOLAR 18,6468 0.03%
EURO 19,6692 -0.13%
ALTIN 1.078,020,59
BITCOIN 319762-0,68%
Afyonkarahisar
12°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Tecrübe

ABONE OL
13 Nisan 2014 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bu pazarki “sizden gelen” hikayemiz değerli kardeşimiz Abdurrahman Kocaşaban’ın bize ilettiği bir hikaye…
Buyurun kıssadan hisse alınacak hikayemize:
Kadim kültürlerden birisinde çok ünlü bir kılıç ustası yaşarmış.
Yaptığı kılıçlar tüm savaşçılar tarafından beğenilir, adeta sıraya girip çok yüksek paralar ödeyerek bu kılıçlara sahip olunabilirmiş. Usta, yıllarını verdiği bu meslekte otorite olmayı başarmış ve herkesin takdirini kazanmış.
Günlerden bir gün usta dükkânında bir koyun postunun üzerinde oturmuş dostları ile sohbet ediyor iken, içeriye elinde eğrilmiş bir kılıç ile genç, gürbüz bir savaşçı girmiş.
Savaşçı elindeki kılıcı göstererek Ustaya hiddetle çıkışmış;
– Usta! yaptığın kılıç eğrildi, bozuldu.
Diye sitem etmiş.
Usta: Genç adam! Hiddetlenme, bu kılıç düzeltilebilir.
demiş ve kılıcı eline alarak, oturduğu koyun postundan kalkmadan, kılıcı postun altına sokarak bir kaç hoplama zıplama ile kılıcı düzeltmiş ve eski haline getirdiği kılıcı savaşçıya uzatarak borcunun 40 altın olduğunu söylemiş.
Savaşçı gördükleri karşısında hem şaşırmış, hem de sinirlenmiş. Ve ustaya yeni bir kılıcın fiyatını sormuş?
Usta: -Tamir 40 altın, yenisi 45 altın
diye cevaplamış.
Savaşçı isyan ederek,
– Ne yaptın da 40 altın alıyorsun, yenisi 45 altın zaten.
Demiş.
-Senin yaptığın ne ki? Postun altına soktun kılıcı, hopladın, zıpladın, iş bitti.
diye eklemiş
Usta:
– Öyleyse buyur sen yap, demiş, düzelttiği kılıcı tekrar oturduğu postun altına sokarak birkaç zıplamada eski haline sokmuş.
Oturduğu yerden kalkan usta, savaşçıyı postun üzerine oturtmuş ve kılıcı kendisine vermiş.
Savaşçı kılıcı oturduğu postun altına sokarak ustanın yaptığı gibi kılıcın üzerinde birkaç kez hoplayıp zıplamış ve kılıcı kırmış.
Haliyle mahcup duruma düşerek boynunu bükmüş.
Usta genç ve tecrübesiz savaşçıya vakarla yaklaşarak,
– Bak genç adam, sen benim kılıcın üzerinde hopladığımda aldığım ücreti hor gördün. Ben hoplamaya değil o postun üzerine oturmak için verdiğim uzun yılların karşılığı olarak bu ücretini senden talep ettim. Postun üzerine oturmak marifet değil, orayı hak etmek marifet.
diye nasihatte bulunmuş.
Yaşamdaki genç savaşçılar tecrübenin ne olduğunu eğrenip ona saygı duymalı, ustalar da tecrübesiz, acemi gençleri kırarak, dökerek değil yaşatarak hayatı öğretmesi gerektiğini unutmamalı. Öyle değil mi?
***
Bu hikayeyi okuyunca herkesin bildiği bir başka hikaye geldi aklımıza… Onu da buraya almazsak konu eksik kalır diye düşünüyoruz.
Bir fabrikada imalat hattındaki çok önemli olan ana makinalardan biri arızalanınca fabrikadaki tüm üretim durur. Mevcut teknisyenler makinayı çalıştırmak için çok uğraşırlar, ancak ne yaptılarsa nafile bir türlü başaramazlar.Sonunda dışarıdan tecrübeli bir usta çağırırlar. Usta gelip makinayı inceledkten sonra çantasından bir çekiç çıkartır Elinde çekiçle makinaya yaklaşıp, makinanın belli bir noktasına elindeki çekiçle dikkatlice sert bir vuruş yapar. Makina hemen çalışmaya başlar ve hiç bir arıza olmamış gibi üretim devam eder. Fabrika tekrar harekete geçer. Usta fabrikadan ayrıldıktan iki gün sonra fatura gönderir.’Hizmet bedeli karşılığı 1.000 USD’.
Fabrika müdürü bu faturaya çok kızar, tepesi atar ve bir çekiç darbesi için bin doları çok bulur. Ustadan ayrıntılı fatura göndermesini ister. Ustadan bir gün sonra aşağıdaki ayrıntılı fatura gelir:
Makinaya çekiçle vurma bedeli …1 $
Nereye vuracağını bilme bedeli…999 $
Toplam………………………1.000 $

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.