KÜRKÇÜ DÜKKANI’NA GİDERKEN

KÜRKÇÜ DÜKKANI’NA GİDERKEN

Bir garip adem geçmiş. Şu dünyadan adı Hayyam.
O dünyaya olmuş seyran
Deyişine olunmuş hayran
Bugünkü dilimizle anlatsam
Belki bulunur anlayan
—————————
Yerin üstüne baktım. Uykuya dalmışlar
Altına baktım. Çürüyüp toprak olmuşlar
Yokluk ovasında. Zaten ne var.
Daha gelecekler. Gelip gitmişler var.

Zaman büktü belimi
Ne el tutar. Ne de ayak
Oysa ne güzel işlerim var yapılacak
Can gitmeye kalktı. Aman dur! Diyorum
Ne yapayım? Olmuyor.
Evim ha! Yıkıldı yıkılacak

Gidersem Kürkçü dükkanına
Çok kişi var. Ateşte yanacak
Hepsi “hoş geldin” deyip sarılacak
Bir geldi mi ölüm uykusu
Biter. Bu dünyanın dedikodusu
Ölenden bir haber bekler insanlar
Ne söylesin. Bilmez ne olduğunu

Can verinceye dek, bu çorak yerde
Dertten başka ne geçer eline
Ne mutlu! Bu dünyadan gidene
Hele bu dünyadan gidene

Ölüm atarsa okunu, siper boşuna
O şatafat, Altın, tektaşlar gitmez hoşuna
Gördük. Dünya yaşamının iç yüzü
Tek güzel şey iyilik, başka düşler boşuna

Aldım elime, ağır aksak bastonumu
Tırmanıyorum. Tık nefes ölüm yokuşuna.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Önceki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi