MATEMATİK

MATEMATİK

Bugünkü yazımızda hepimizin öğrenim hayatında önemli bir ders olan matematik biliminden söz edeceğim. Bu ders kimimizin korkulu rüyası sevmediği bir ders, kimimizin ise çok sevdiği bir ders olmuştur.
Bakalım matematik hangi konularla ilgileniyormuş. Matematik Yunanca (mathema, bilgi, çalışma, öğrenme) felsefe, uzay, fizik konularıyla ilgilenir. Matematik biliminin iki dalı vardır.
1- Aritmetik: Matematiğin sayılar arasındaki ilişkiler ile sayıların problem çözmede kullanımı ile ilgilenen dalı.
2- Geometri: Matematiğin uzayda tasarlanabilen biçimleri (nokta, çizgi, açı, yüzey) ve bunların birbirleriyle ilişkilerini, ölçümlerini, özelliklerini inceleyen dalı.
Biz farkında olsak da olmasak da hayatımızın her evresinde vardır. Evrenin yaratılış formülüdür. Avrupa’da matematiğin daha yüksek bir saygınlığı vardır.
Bizde ise ne işe yaradığı belli olmayan sıkıntı çıkartmaya neden olan bir ders olarak görülür.
Matematiğin önemini önce doğu dünyası keşfetmiştir. 15. Yüzyılın başlarında pi sayısını en hassas hesaplayan kişi Semerkant’ta Uluğ Bey’in rasathanesinde çalışan Gıyaseddin Cemşid El-Kasi’dir. Avrupalılar onun hassasiyetini ancak iki yüzyıl kadar sonra geçebildiler. Sayıları bugün yazdığımız gibi yazıp, bugün yaptığımız gibi hesap yapmak da Doğu Dünyasında geliştirilmişti. Sümer, Babil, Hint ve İslam uygarlıkları bunları biliyordu. Eski Yunanlıların bunlardan haberleri bile yoktu.
Avrupalılar matematiği Doğu Dünyasından öğrendiler. Ama, sonra nedense Doğu’nun ilgisi kaybolurken Avrupalıların ilgileri giderek arttı. Batılıların bu ilgisi gökleri, yerleri, uzayı ve makineleri daha iyi anlamalarını sağladı.
Matematiğin dünyasının oluşumuyla derin bir ilişkisi olduğunu ortaya çıktı. Avrupalılar bilimsel çalışmalarını gözlem, deney, akılla ve matematikle anlamaya çalışarak, sonunda dünyaya hakim oldular. Bilim toplumu olmak için matematik kültürünün biraz yaygınlaşmasında fayda var.
Bunun en güzel örneği, komşu ilimiz Eskişehir Tepebaşı Belediyesi bir “Matematik Evi” açarak çocuklarımıza faydalı bir proje başlatmıştır.
Herkesin Matematikçi olması beklenmez, buna lüzum da yok.
Ama herkes Pisagor teoreminin ispatın ne demek olduğunu öğrenirse belki başka konularda da daha doğru düşünmeye başlarız.
Akıl yürütme ile tanışırız. Belki kürenin hacminin dünya tarihinde ilk defa nasıl hesaplandığını merak edebiliriz. Matematik Evi projeleri yurt genelinde yaygınlaşırsa zamanla bir bilgi toplumuna dönüşebiliriz.
Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.
Atatürk
İlim, bilim Çin’de bile olsa gidip öğreniniz.
Hz. Muhammet

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi