Meclis’in ardından

Meclis’in ardından

Belediye Meclisi’nde “isim krizi” tatlıya bağlanmış. Referandumda “evet” diyenlere ithafen bir sokağa Sezen Aksu, “hayır” diyenlere ithafen diğer sokağa Adnan Şenses isimlerinin ve-rilmesinden vazgeçildi. Söz konusu sokaklara eski Belediye Başkanlarından merhum Erdal Akar ile Şehit Yüzbaşı Erdinç Şatırer’in isimleri verildi.
Bu kararlar alınırken Belediye Başkanı Burhanettin Çoban siyasi bir nezaket örneği göste-rerek, “Parti grubu olarak sayısal çoğunluğumuz karar almaya yeterli ancak biz kararların oy birliğiyle alınmasını istiyoruz” dedi. Çoban’ı bu tavrından dolayı kutluyoruz. Sayısal çoğunluğa güvenerek “dayatmada” bulunmak gerçekten hoş olmazdı. Toplumun ortak nabzına hitap et-meye çalışan Çoban bu davranışı ile tüm Afyonkarahisar’ı, her görüşü, her grubu kucaklamaya çalıştığını göstermiştir bize göre.
Belediye Meclisi’nin isim konusundaki ilgi çeken bir başka konusu ise eski Vali Sayın Muzaffer Dilek’in verdiği dilekçe oldu. Şimdi Danıştay üyeliği görevini yürüten ve Afyonkarahisar’da gerçekten unutulmaz izler bırakan Vali Dilek Belediye Meclisi’ne dilekçe ile baş vurarak, “Vali Muzaffer Dilek Sokağı” isminin Meclis kararı ile kaldırılmasını talep etti. Meclis bu kararı kabul ederek Vali Dilek’in eseri olarak yeniden ayağa kaldırılan Millet Hamamı yanındaki bu sokağa son şehidimiz Yasin Mergen’in ismini verdi.
Vali Dilek’in neden böyle bir yola baş vurduğunu düşünürken “Herhalde İsmet İnönü’ye, Kenan Evren’e, Ahmet Necdet Sezer’e ve hatta Tuğgeneral Halit Çakır’a yapılanlar gün gelir bize de yapılabilir diye düşünmüş olmalı” dedik kendi kendimize. Çünkü bu kişilerin isimleri, hatta büstleri ve günümüzdeki siyasi tartışmalar nedeniyle kaldırılmadı mı? Ya da kaldırılması tartışılmadı mı? Herhalde Vali Dilek titizlikle koruduğu isminin gelecekte siyasi tartışmalara konu edilmesinden çekindi.
Keşke “Vali Muzaffer Dilek sokağı” ismi konulduğu yerde kalsaydı. O çevrenin bugün şehrin cazibe noktası haline gelmesinde en büyük emek sahibi olan Vali Muzaffer Dilek’in ismi, o bölgede onurlandırılması gereken isimlerin başında geli-yor bize göre. Ama neyse… Onurlandırmanın sokağa ismini vermekten başka yolları da var.
Nihayetinde “isim” tartışmaları bir sonuca ulaştırıldı. Bundan sonra Belediye Meclisi’nin gündemini yine hizmetler oluşturacaktır artık. Meclis toplantısında MHP’li üye Ömer Altınay’ın sözlerinin de altını çizmek gerekir. “Arkadaşlarımız yolumuzu çeviriyor, biz sizi hizmet getirin diye Meclis’e seçtik, siz orada boş işlerle uğraşıyorsunuz diyorlar. Artık bu isim tartışmalarını bırakalım” demiş Altınay. Bu “arkadaşlar”a haksız diyebilir miyiz?
Yanlış anlaşılmasın, “Meclis hep boş işlerle uğraşıyor” demek istemeyiz. Böyle bir fikre de katılmayız zaten. Elbette alınan son derece önemli kararlar var. Ama böyle durumlarda tartışmaya açık konular öne çıkarak, son toplantıda olduğu gibi “su zammı, ilan-reklam vergisinde indirim, Belediye’nin borçları” gibi önemli konuları gölgede bırakıyor. Uzaktan konuyu izleyen vatandaş da, “Memleketin o kadar derdi varken, bunlar nelerle uğraşıyor. Bırakın kardeşim, ismi-cismi de siz toz-dumana, yollara, trafiğe bakın” demeye başlıyor. Meclis o konuları da gündemine alıyor, tartışıyor. Ama ne yazık ki, “isim” krizinde olduğu gibi birdenbire karara bağlayamıyor. Çünkü bu konular büyük, bu konular öksüz. El kaldırıp, indirmeyle iş bitmiyor…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi