ŞİİRLERLE  AFYONKARAHİSAR -II-

ŞİİRLERLE AFYONKARAHİSAR -II-

Afyonkarahisar’ı şiirle anlatan şairlerin sayıları az değildir. Bunlar arasında, Türk Edebiyatına adını yazdırmış olan, ünlü şairler de bulunmaktadır. Belleklerimizde yer eden Osman Attila, Ali Türk Keskin şiirleri, gazetemiz okurları tarafından bilinmektedir. Ama Afyonkarahisarlı olmayan kimi şairlerin şiirlerini, hemşehrilerimiz bilmeli, cönklerine kaydetmelidir. Bunlardan bazılarını buraya almak isterim.

Ahmet Kutsi Tecer’in Şiri…
Türk folkloru ve edebiyatının ölümsüz kişilerinden Ahmet Kutsi Tecer, bilindiği gibi, Aşık Veysel’i, Türk Halk Edebiyatına ve aşıklık geleneğimize kazandıran eğitimcidir. Veysel’e, adım adım Anadolu’yu gezdiren Tecer, sekiz dörtlükten oluşan şiirinde, Afyonkarahisar’ın profilini çizerken; mutfağımızın özgün bir yiyeceği olan “ağzıaçık” a da değinmektedir:

Afyon Destanı
Bilmem kaya, bilmem hisar / Bilmem eski bir gurur mu?
Asırlardan beri susar / Asırlardır kurulur mu?

Karahisar olmuş adın / Acep bundan ne muradın?
Selçuklardan beri vardın /Senden hesap sorulur mu?

Karahisar, Karahisar / Ay, gün sana kandil asar,
Gündüz yakar, gece kısar / İçin aydın özün nur mu?

Orasında, burasında / Gezdim ahbap arasında
Muhabbetin sofrasında Ağzı açık( durulur mu?

Halkı gördüm, hep işinde / Alışında, verişinde.
Yarın bayrağın peşinde / Cümlesi de bir olur mu?

Yazın güllerin, haşhaşın / Akarçay’ın göldür kışın,
Havalarda öter kuşun / Gönül burda vurulur mu?

Anadolu, Anadolu! / Dağı, taşı aslan dolu,
Senden gelir, geçer yolu /Senin sesin yoksa “dur” mu?

Kah türküyle, kah gazelle / İster yağmur, ister selle,
Tecer’im Aşık Veysel’le / Gezen insan yorulur mu?

Kimi şairler, mükemmel şiirler yazar, ama maalesef, güzel okuşamazlar. Oysa kimi şairler, şiirini ezberler ve muhteşem okuyarak, dinleyenleri de okuyanları da coşturarak, şiirin ahengini yansıtırlar. Ünlü şair Behçet Kemal Çağlar, böyle bir şairdir. Ben ve bizim kuşaklar, onu kendi sesinden dinleyerek sevmişlerdir. Onun Osman Attila’ya ithaf ettiği şu şiirini sunmak isterim:

Afyon Kalesine
Yıldızlar kandil sana, yağmurlar sana ağıt;
Ey Tanrının Türklüğe oyduğu eşsiz anıt!
Yetişir taş kesilmen gürle kendini tanıt
Mohaçlardan dönüp de duran yeniçeri hey!

Kadifeden yumuşak , çelikten daha katı;
Yaz boşluğun göğsüne Türkteki hakikatı,
Senin döktüğün kandan her doğuyla her batı
Sağır göğün göğsünü yırtan Türk hançeri hey!

Saatlerle mevsimler silinip giden boya;
Ak alnını ger, öpsün Göktanrın doya doya;
Otlar sırtında çepken, surlar başında oya,
Ey devleşen, dağlaşan ana vatan eri hey!

Bu yıkıklar, çıkıklar kalmayacak ortada:
Biz dilsiz zannetsek de dağlar onu duymada
Bir gün yaklaşacaklar KOCA, TINAZ ve ADA
Bu efe sesleniyor: Beri gelin, beri hey!

Ey kayaykenipekten tenden daha sevgili
Tarihin gündüz susan gece konuşan dile
Hey Niğbolu, Kanije, Pilevne mümessili!
Kaybolan zamanların şahlanan haberi hey!

Ana yurt kalesinin en sivrilmiş kulesi
Dişi aslan toprağın kabarmış taş yelesi
Ey donmuş şan dalgası ey Afyon’un kalesi
Ey kurtuluş savaşı Ağustos zaferi hey!

Fışkırdın alev alev süngü süngü taş oldun
Her davranışa temel her çıkışa baş oldun
Her büyük yaratışa burda ilk sırdaş oldun
Ebedi Atatürk’ün ezeli neferi hey!…

Nüzhet Erman’ın Şiiri
Kale gibi, Taşpınar da Afyonkarahisar’ın simgelerindendir. Kentin batı kesimindeki Hıdırlık Dağı eteğindeki bu pınar, geçen yüzyılda, Afyonkarahisar’ın en önemli mesire yeriydi. Bu nedenle, Taşpınar için çok şiir yazılmıştır. Hisar, Varlık ve Türk Dili gibi edebiyatımızın önemli yayımorganlarında şiirleri yayımlanan ve ölümünden sonra adına şiir ödülü konulan Vali Nüzhet Erman’ın şiirini de buraya almak isterim:

Taşpınar
Altın bir kaleye bakan pencere,
Dibinde maziyi düşünen çınar.
Neresi kaynağın, yatağın nere,
Masaldır dillerde ilin Taşpınar.

Bir kız gergefine yolunu dokur
Bir kız bakışında bahtını okur
Yaşıttır seninle bu şehir, bu sur,
Dökülür düşlere selin Taşpınar.

Yalakta bir fecir rüyası erir,
Şehit anasının duası erir
Bulut pembeleşir..yaprak ürperir,
O zaman çözülür dilin Taşpınar.

Çakıldan çakıla uçar eteği,
Gülüşü renkli bir ışık peteği,
Bir süstür zülfünde köpük çiçeği,
Mavi gök aynası, gelin Taşpınar.

Buğulu ufkumda nergis kokusu,
En taze, en yeşil yayla uykusu,
Dağılır şu garip gönlün korkusu,
Değdikçe elime elin Taşpınar.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi