TARİHİN HAKLI ÇIKARDIĞI LİDER TÜRKEŞ -4

TARİHİN HAKLI ÇIKARDIĞI LİDER TÜRKEŞ -4

(Dünden Yazının Devamı)
DİKTA REJİMLERİNE HEP KARŞI OLMUŞTUR
Merhum Türkeş, komünizme, kapitalizme, emperyalizme, yolsuzluğa, rüşvete, haksız kazanca, bölgeciliğe ve bölücülüğe karşı amansız bir savaş açmıştı. Türk Milletini bölmek ve parçalamak isteyenler, karşılarında yıkılmaz, yenilmez ve aşılmaz bir engel olarak Merhum Türkeş’i bulmuşlardır. Türkiye’nin iç ve dış düşmanı o kadar çoktu ki, Türkeş bu düşmanların karşısına halkın bir umudu olarak çıkmıştır. O, devlete ve millete yönelik tehditler karşısında “Yavuz bilekli” günlük yaşantısında “Yunus yürekli” bir insandı. O haşin ve sert görünüşünün altında; yumuşak bir kalp saklıydı. O’nun duruşu bile dosta güven, düşmana korku salardı.
Merhum Türkeş, 1960 İhtilalı’nın içinde bizzat yer almış, 12 Eylül 80 İhtilalı’nın acılarını bizzat hissetmiş ve yıllarca hapis yatmış bir insan olarak demokrasiyi ve meşruiyeti her zaman savunmuş ve.”En kötü demokrasi en iyi dikta rejiminden daha iyidir” demiş ve demokrasiyi askıya alan yöntemlere ve askeri müdahalelere sonuna kadar karşı çıkmıştır.
Sayın Türkeş, hoşgörülü, uzlaşmacı ve uzlaştırıcı, milli menfaatleri parti menfaatlerinden önde tutan siyaset anlayışı ile, demokratik kültürün en güzel örneklerini veren ve her siyasetçi tarafından örnek alınacak bir siyaset ve devlet adamıydı. Bu gün bu siyaset anlayışına MHP tarafından titizlikle uyulmaktadır.
KIZILELMA
Alpaslan Türkeş, “Türk Ülküsü -Turancılık-Kızılelma” geleneğini Türk siyasi hayatının ve milletin gündemine yerleştirmeyi hedeflemiştir. Bir bakıma, teorinin pratiğe aktarılmasının çarelerini aramışlardır. Türkeş “ülkü ile Kızılelma arasında şöyle bir bağlantı kurmaktadır: “Ülkülerin gerçekleşmesi yolunda bir takım hedefler vardır. Türk tarihinde bu hedefler her zaman olmuştur ve “Kızılelma” sözü ile ifade edilmiştir. Kızılelma, ülkü yolunda kat edilmesi gereken mesafeyi, alınması gereken hedefi gösterir. Ülküler bir insanın ömrü içinde gerçekleşmeyebilir. Fakat milletin hayatı içinde bu hedeflere varılabilir” (Türkeş, 9 Işık, 2000: 134)
İşte ruhunda Kızılelma’yı kristalleştirerek yaşayan Türk Milletinin bu yüzden temel karakterinin “dışa dönük” olması ve “cihan devleti” arayışı olduğu (Türkeş 2000: 165) tespitinden hareketle “Türk Birliği” fikrini öne çıkaran Alpaslan Türkeş:
“Biz Türk birliği ülküsünü yine şanlı bir bayrak gibi göklere yükselterek taşıyoruz. Bu ülkü her zamandan daha ziyade, bu gün Türk milleti tarafından daha önemle anlaşılmaktadır. Moskoflarla çarpışmamız kaçınılmaz bir kaderdir. Onların doymak bilmez hırsları, kendi başlarını yiyecektir. Girişeceğimiz savaşta onları mutlaka yeneceğiz. Çünkü biz Türklüğün ezeli ve ebedi hakları için dövüşeceğiz. Çünkü biz “Ya İstiklal Ya Ölüm” parolası ile çarpışacağız (Türkeş, 1978, s.159).
Türk Birliğini kurulması için her şeyden önce başta Türkiye olmak üzere diğer Türk devletlerindeki idareci ve iktidarların bu fikre inanması ve inanan insanlardan oluşması gerekir. Allah’a çok şükürler olsun ki bu gün bağımsız Türk Devletleri TÜRK KENEŞİ-TÜRK KONSEYİ çatısı altında bir araya gelmiş bu birliğe Macarlarda dâhil olmuşlar ve Turan-Türk Birliği yolunda hızla yol alınmaktadır. Bu birliğe sayıları 15’i bulan dost ve kardeş ve akraba devletlerinde dâhil olma istekleri ayrıca çok sevindirici bir gelişmedir.
Türk Milliyetçilerine İktidar Olmayı Hedef Gösterdi
Türkiye’de Milli Ülkünün, Türk milliyetçiliği fikrinin ve Milliyetçi Hareketin çeşitli hile ve desiselerle ve askeri darbelerle iktidar olmasına engel olunduğuna dikkat çeken Türkeş, Türk milliyetçiliğinin temel meselesinin iktidar olmak olduğunu belirtmiştir:
“Bu gün Türk milliyetçiliğinin temel meselesi iktidar olmaktır. İktidar olmayan hiçbir fikir hedefine ulaşamaz. Salonlarda konuşulan bir fantezi halinde kalır. Zaten, milletin kaderine yön vermek iddiasında bulunan fikir sistemlerinin, iktidar olmaktan kaçınması, kendi içindeki bir çelişkinin ifadesinden başka bir şey değildir” (Türkeş, 1978,151).
Ülkücülerin Birliği Türkiye’nin Birliği Demektir
Türk ve İslam dünyasının geleceği, Türkiye’nin birliği, gücü ve kuvveti ile Türkiye’nin birliği ise Türk milliyetçileri ve Ülkücülerin birliği ile doğrudan alâkalıdır.
Türk milliyetçileri-Ülkücüler her hal ve şartta birlik olmaya mecburdurlar. Bu millî bir görev olduğu kadar aynı zamanda tarihi bir hakikattir. Ülkücülerin birliği demek Türkiye’nin ve Türk dünyasının birliği ve dirliği demektir. Ülkücüleri bölmeye yönelik her hareketin hedefinde ‘ Türkiye’yi bölmek düşüncesi vardır. Bu gerçekten bir an bile olsa gaflette bulunmak aziz şehitlerimize, Türkiye’nin ve Türk Dünyası’nın geleceğine ihanettir. Bilge liderimiz Ülkücülerin birliğine çok büyük bir önem verir, sık sık ilan ettiği “Gönül Seferberliği” ile çeşitli sebeplerle başka partilere gitmiş ülkücüleri baba ocağımız MHP’ye davet eder ve MHP dışında ülkücülük yapılamayacağına dikkat çekerdi. O’nun bu daveti bu gün de geçerliliğini korumaktadır. Ayrıca siyasi tecrübeler MHP dışındaki partilerde ülkücülük yapılamayacağını göstermiştir.
Millet olarak Türkeş’in fikir ve düşüncelerini eğer tam olarak anlamış ve uygulamış olsaydık, bu gün Türk milleti çağlar üzerinden aşmış, ilimde, teknikte, ahlakta ve maneviyatta kalkınmış ve bütün milletlerin en ön safına geçmiş olurdu. O’nu fâni vücudu her nefis gibi ölümü tattı ve aramızdan ayrıldı, fakat fikirleri ve düşünceleri kıyamete kadar Türklüğün ve insanlığın yoluna ışık saçacaktır. O’nu rahmetle anıyoruz.
Mezar taşında olduğu gibi:
Doğum tarihi:1917,
Ölüm tarihi:…..hiçbir zaman olmayacaktır.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun.
Kaynaklar:
Türkeş, A, (1975) Temel Görüşler, Dergâh Yayınları
Türkeş, A. (1978). Dokuz Işık, İstanbul: ÜL-KOR Kitap Evi.
Türkeş, A. (1994), Savunma, İstanbul: Hamla Yayınları.
Türkeş, A. (2018) Alparslan Türkeş ve Dokuz Işık, Yayına Hazırlayan Oğuzhan Cengiz. İstanbul: Bilgeoğuz Yayınları, Yayın No:763. (Son)

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi