YETER ARTIK. NE  YAPACAKSANIZ YAPIN

YETER ARTIK. NE YAPACAKSANIZ YAPIN

Enflasyon oranları 2017 yılının başından beri iki basamaklı seviyelerde seyrediyor. Ağustos ayında yıllık enflasyon %19.25 olarak açıklandı. Bu oranın bile gerçeği yansıtmadığını biliyoruz. AKP iktidarı ise, enflasyonun gerçek dinamiklerini görüp önlemler almak yerine, suçu başkasına atma kolaycılığına devam ediyor. En yüksek payın “Gıda Enflasyonu” olduğunu gören iktidar, çiftçi, toptancı, marketçi, tüccar, esnaf vs. “şeytanlaştırarak” suçlu ilan ediyor. Tabii ki, yüksek enflasyon AKP yönetiminin hatalarına bağlı olamaz, ancak aracı, stokçuların işi olabilir! “Her anormalliği olumsuzluğu dışsal faktörlere bağlamak, fitne-fücur bulmak, komploya yormak olsa olsa iktidarın sorumluluktan kaçma formülüdür.”
Bana inanmıyorsanız tarihin sayfalarına karıştıralım.
2007 yılında Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek Gıda Komitesini acil toplantıya çağırdığını belirterek “Bizim ciddi tedbirler almamız lazım. Alacağız inşallah” dedi.
*
AKP’nin başarısız ekonomi politikaları hayat pahalılığını artırırken Ticaret Bakanlığı, ekonomik krizin sorumlusunu sebze meyve hallerinde aramaya başladı. “Fiyatları en az yüzde 25 düşürecek” diye 2010 yılında Hal Yasası çıkarıldı. Marketlere üreticiden doğrudan ürün alma yetkisi verilerek, gıda piyasası zincir marketlere teslim edildi. Fiyatlar düşmediği gibi, bugün fiyat artışının sorumlusu bu marketle olarak görülüyor.
*
2018 yılı başında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Depo baskınlarında nasıl stoklar yaptıklarını görüyoruz. Buralarda asla taviz yok. Öyle patates, soğan stokçuluğu, öbür tarafta birçok sebze, meyvede bu tür stoklar yapmanın bedelini ödeyecekler” demesinin hemen ardından vakit kaybetmeyen Tarım ve Orman Bakanı Bakanı Bekir Pakdemirli, Ankara Polatlı’daki soğan depolarında yapılan baskınların (!) fotoğraflarını paylaşarak, sebze ve meyveleri stoklayıp vatandaşımızın hakkını suistimal eden, fırsatçılık yapan stokçuların üzerine bakanlık olarak kararlılıkla gidildiğini, ‘patates, soğan, sebze ve meyve stokçularının mutlaka bedelini ödeyeceklerini ifade etti.
*
2018 Ekim ayında yükselen enflasyonun ana nedeni yine aracılar, stokçular gibi gösterilip zabıta harekete geçirilirken, başlatılan “enflasyonla topyekûn mücadele” kampanyası ile fiyatlarda %10 indirim sözü istendi. Cumhurbaşkanın o bilindik sözlerini duyduk yine. “Fiyatlarda oynamalar, stoklar varsa stoklarını basmak ve gerekeni yapmak görevimizdir.” Ardından dönemin Hazine Bakanı damat Berat Albayrak “ALO 175” ihbar hattını gündeme getirirken, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu 81 il valiliğine genelge göndererek “Fahiş fiyat uygulayanlara göz açtırmayın” dedi.
*
En radikal açıklama ise Şubat 2019 yılında geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ah şu CHP yok mu CHP” dedirten açıklamasında; “Dün kabine toplantısında bazı tedbirler için Gıda, Tarım Bakanımız olmak üzere bazı tedbirler alacağız. CHP ve avenesi başta olmak üzere ellerini ovuşturarak ülkemizin yere kapaklanmasını bekleyenler bir kez daha hüsrana uğrayacaktır. Üreticiden tüketiciye kadar, arada bu komisyoncular var ya, vurgunu bunlar vuruyor. Herkes karını alıyor. Bu işte farklı adımlar atmak suretiyle üreticiden çıkıp tüketiciye gelen süreci sağlamak gayreti içinde olacağız. Her şeyde bu fiyatlara gerekirse ayar çekme kararını aldık, adımlarımızı atacağız.” denildi.
*
Şubat 2021 yılındaki açıklamada Cumhurbaşkanı, “Esnaflarımızın gerek sebzede meyvede, bakliyatta da çok ciddi fiyat farklarının olduğunu görüyoruz. Buradan esnaflara sesleniyorum, eğer siz bu süreci böyle devam ettirecek olursanız çok ağır cezalar sizleri bulabilir” dedi.
*
Mart 2021 tarihine geldiğimizde nihayet enflasyonu düşürecek adımlar birer birer atılmaya başlandı! Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurulacak sistemle enflasyon üzerinde de büyük etkisi olan yüksek gıda fiyatlarıyla ilgili olarak önemli adımlar atılacağını duyurdu.
*
Cumhurbaşkanımız Amerika’ya gitmeden önce “Fahiş fiyat atışı ile ilgili atılacak adımlar var mı?” sorusuna, “Bizim işimiz böyle adaletsizlik, suistimal varsa Bakan arkadaşlarım yakın takibe almak suretiyle bu zulmün önüne geçeceğiz” diyerek son noktayı koydu!!!. Ancak görünen o ki bu pilav daha çok su kaldıracak.
Yukarıda sayılan söylemlerin tümü göz boyama söylemleri değil de ne?
Merkez Bankası 2018 Üçüncü Çeyrek raporunda olayın aslını ifade etti. “Türkiye’de işlenmemiş gıda ürünlerinde zaman zaman ortaya çıkan arz açıklarının ani ve yüksek fiyat artışlarına sebebiyet vermesi asıl itibarıyla yapısal faktörlerden kaynaklanmaktadır.” Nokta.
Lütfen 5 dakikanızı ayırıp yukarıdaki söylemleri bir kez daha okuyun. On yıllardır aynı söylemlerle nasıl oyalandığımızı fark edeceksiniz. Artık hepimiz görüyoruz ki tarımdaki yapısal sorunlar çözüme kavuşturulmadan, köylü yeniden milletin efendisi olmadan ve AKP’li Cumhurbaşkanı çuvaldızı kendine batırmadan çift haneli enflasyon sorununu a-şı-la-maz.
*
Son Söz; “Az yalan söylenmez. Yalan söyleyen her yalanı söyler” Atasözü

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi