CENNET DİLİ NEDİR?

CENNET DİLİ NEDİR?

Bizi cennete götürecek hayat tarzının konuşma dili, cennet dilidir.
Şimdi size her ne sıkıntınız varsa onu çözecek bir yöntem söyleyeceğim desem ne yaparsınız? Gerçekten var mı böyle bir yöntem? İlaç gibi…
Tabi ki Rabbimizin ayeti kerime de bildirmesiyle bizden istediği “amentü billahi ve amilüs salihati” yani; doğru idrak da (billahi idrak) iman ve salih amel bizim dünya ve ahiretteki ne tür sıkıntımız varsa çözer. Eşimizle mi tartıştık? İş yerimizde patronumuzla sıkıntı mı yaşıyoruz? O kadar çabalamamıza rağmen kendimizin hiç anlaşılamadığını mı düşünüyoruz? Yada dünya ve ahiretimiz için bir şeyler yapmak istiyoruz fakat nereden başlayacağımızı mı bilmiyoruz? İşte tam da bu soruların cevabı doğru idrakda ki (billahi) imanla yapılan salih amelde gizlidir. Cennet dili ise salih amel kısmını kapsamaktadır. Yani Rabbimizin razı olduğu davranış biçimidir.
Cennet dilini madde madde öğrendikten sonra göreceğiz ki, bu dili konuşan kimsenin psikolojik rahatsızlık yaşaması, huzursuz olması, öfkeli olması, birini kırması ya da birine kırılması, depresyona girmesinin söz konusu olmadığını anlayacağız.
O zaman hem bu dünya da ki ilişkilerimi düzenleyecek hem de Rabbimizin razı olduğu bir hayat biçimi yaşayacağımız cennet dili nasıl konuşulur?
Nasıl konuşulduğunu Rabbimiz bize öğretmiştir.
“Hakkında ilmin olmayan şeyin ardına düşme (Elif). Muhakkak ki Sem, Basar ve Fuad işte onların her biri o işten sorumludur (Elif).’’ (İsra-36)
“Çünkü onu (zannı) dillerinize dolayıp hakkında bilginiz olmayan şeyi ağzınızla konuşup duruyor ve bunu önemsiz, basit sanıyorsunuz (Elif). Oysa O, Allah indinde azimdir (Elif).’’(Nur-15)
Bu ayetlerden de anladığımız gibi; hakkında bilgimiz olmayan şeyleri konuşmamamız gerektiğini, bilmediğimiz şeylerin peşine düşmememiz gerektiğini ve bunların Allah katında çok önemli olduğu Rabbimiz bu ayetlerle bize bildiriliyor.
Evet dönüp bir bakalım kendimize, konuştuğumuz şeyler, hissettiklerimiz zan mı? değil mi?
Mesela gelin-kayınvalide ilişkilerindeki sıkıntılar daha çok zan yüzünden yaşanır. Kayınvalidenin gelinden beklentisi gelinin kendi kafasındaki (zan) gelin modeline uygun olmasıdır. Bu modele ters düşen her davranışın yanlış olduğunu (zannına göre) düşünür ve haksız eleştiriye başlar. Oğlunun geliniyle mutsuz olduğunu (zan), gerektiği gibi (zan) hizmet etmediğini, eğer varsa torunlarına iyi bakılmadığını(zan) düşünebilir. Ancak bunların hepsi zandır. Ne zaman ki gelin ve kayınvalide birbirleriyle anlaşmak için iletişime geçerler o zaman anlarlar ki; bunca yıldır iki tarafta boşuna zulmet içerisinde yaşamış. Uykusuz geçen gecelerde, bana bunu mu demek istedi? Neden bu şekilde davrandı? beni yemeğe davet etti ama sanki gelme der gibi söyledi gibi soruların cevaplarını zanlarıyla verdiklerini ancak doğru iletişime geçerlerse anlayabilirler. Yoksa dunihi anlamda yaşadıkları bu hayat onlar için zulmet olur. Bu gelin-kayınvalide örneğinde olduğu gibi ne zaman cennet dilini kullanmaya başladılar zulmetten nura çıktılar.
O zaman bizi zulmetten nura çıkaracak cennet dilinin ilk kuralı; hakkında bilgimiz olmayan şeyleri (zan) konuşmamamızdır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

1 Yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi