İLGİNÇ BİR  AY TUTULMASI HADİSESİ

İLGİNÇ BİR AY TUTULMASI HADİSESİ

Birinci Dünya Savaşı yıllarında Afyonkarahisar Savaş Esirleri Kampında başta İngiliz, Fransız, Rus, Avustralyalı, Hint ve Yeni Zelandalı çok sayıda savaş esiri kalmıştır. Bunlardan bazıları esirlikleri sırasında gizlice notlar tutmuşlar ve savaş sonrasında tuttukları bu notları günlük ve hatıra kitapları olarak yayınlamışlardır. Bu yayınlanan kitaplar bazen olumsuz ve taraflı yönler içerse de, bizlere o dönem Afyonkarahisar’da neler yaşadıklarına, şehrin ekonomik, sosyal ve kültürel yönlerine dair ilginç bilgiler vermektedir.
Bunlardan en dikkat çekenlerin başında Gelibolu’da esir düşerek önce Ankara’ya, sonrada esaret günlerinin büyük bir bölümünü geçireceği Afyonkarahisar’a gönderilen İngiliz savaş esiri John Still’in yazdıkları gelmektedir. Afyonkarahisar’da bulunduğu sırada gizlice tuttuğu notları savaştan sonra “A Prisoner İn Turkey” adlı hatıra kitabında yayınlanmıştır. Still, şehrin sosyal, kültürel ve ekonomik durumuna dair görüp yaşadıklarını kitabında anlatır. Anlattığı ilginç hadiselerden birisi de Afyonkarahisar’da şahit olduğu “Ay tutulması” sırasında yaşananlardır. Bir yabancı olarak bu hadiseye ilişkin notları, eski Türk inanış ve adetlerini görerek ve yaşayarak nakletmesi bakımından da önemlidir. Still kitabında yaşadıkları olayı şöyle anlatıyor:
“Kesinlikle Ayın tutulmasına ilişkin bir tarih belirlemeye çalışarak okuyucuları yormayacağım. Fakat Ay tutulmasının birisi ben bir süreliğine aşağı kampta kalırken, 1916 Haziran ve 1917 Kasım tarihleri arasında meydana geldi. Yunanistan’ın savaşa girmesinden ya hemen önce ya da hemen sonrasındaydı. Evin arkasındaki küçük bir odada ben ve Elston kalıyorduk. O gün erkenden yattık. Ancak tam uykuya dalmak üzereyken şehirde başlayan silah sesleri bizi uyandırdı. Pencerenin önüne oturduk ve ateşlenen silahların çıkardığı ışıkları izledik. Bazıları sokaklarda, bazıları tepe tarafında, bazıları ise görünüşte pencerelerin önlerinde parlıyordu. Yeni tüfeklerden, tabancalara ve eski model namludan doldurmalı silahlara kadar hepsi vardı. İlk başta, şehre bir saldırı olduğunu düşündük. Sonra Yunanlıları hatırladık. Afyon’da birçok Rum olduğu için büyük bir katliamın başlamasından korktuk.”1
“Sürekli gelen çatırtıları dinleyip, ateşlenen silahlardan çıkan parlamaları izlerken iyi bir mücadele veriyor olmalılar diye düşündük. Ön odada kalan diğerlerinin de sesleri duyup duymadığını görmek için o odaya geçtik.Burada kalanların hepsini pencerelerde toplanmış ve Ayın tutulmasını izlerken bulduk. Bütün kasaba, Ay’ı yutan ejderhaya ateş ediyordu. Kaldığımız evin önündeki nöbetçilerimizde aynı şekilde tüfeklerini hızlıca doldurup havaya ateş ettiler. Tekrar tekrar bunu yaptılar.
2 Nolu evde, Türkiye’de yıllarca yaşayan ve Türkçeyi iyi bilen bir subay vardı. Nöbetçilerin başındaki sorumlu çağrıldığında hazır bir tercümanımız oldu. “Çavuş, hepimiz akıllı insanlarız. Kendimi cahil kabul etmiyorum. Ayın sonsuza dek gitmediğini biliyorum. Geri dönecek. Kan kırmızısı rengi sevmiyorum. Bu yüzden uzakta ateş edin. “Ve onlarda öyle yaptılar.”2
Still, Afyonkarahisar’da yaşadığı Ay tutulmasının tam tarihini günlüğünde verememekle beraber, Yunanistan’ın savaşa girmesinden hemen önce veya hemen sonra demektedir. Olayların kronolojik gelişimine bakarsak, İtilaf devletleri Yunanistan’da Kral Konstantinos’un tahttan indirilip yerine ikinci oğlu Aleksandros’un tahta çıkarılması kararını alırlar. Bu karara direnmeyen Konstantinos, 29 Mayıs 1917 tarihinde tahtını oğlu Aleksandros’a bırakır. 27 Haziran 1917 tarihinde başbakan olarak görevi devralan Venizelos, hükümet yemininden hemen sonra tüm Yunanistan’da seferberlik ilan edip Almanya ve Bulgaristan’a karşı savaş açar. Böylece Yunanistan savaşa dahil olur.3 Bu bilgiler ışığında 1917 yılı astronomi kayıtları incelendiğinde Still’in kitabında bahsettiği Ay Tutulmasının tam olarak 4-5 Temmuz 1917 tarihinde Çarşamba’yı Perşembe’ye bağlayan gece yaşanmış olduğu görülmektedir.4
Bu arada, Still’in hatıralarında anlattığı Ay Tutulması sırasında yaşadıklarına benzer bir durumu, küçüklüğümde 1980’li yılların başlarında kendimde yaşadım. Hatırlayabildiğim kadarıyla hadise şu şekilde cereyan etmişti:
Bir akşam Akmescit Mahallesinde dedemin evinde misafir olarak bulunurken bir süre sonra Ayın tutulmaya başladığı haberi gelmişti. Hemen üst kattaki balkona çıkarak gökyüzüne bakmış ve gerçektende Ayın yavaş yavaş tutulduğunu görmüştük. Bu sırada en küçük dayım eline geçirdiği boş kömür tenekesine bir oklavayla vurmaya ve bağırmaya başlamıştı. Böyle yaparak, Ay ile savaşarak onu yutmaya çalışan ejderhayı korkutmaya ve Ay’a destek olarak ejderhadan kurtulmasını sağlamaya çalışıyordu. Bir süre onu öylece izledikten sonra bende aynı şekilde kendisine eşlik etmeye başlamıştım. Şimdi her ikimizde avazımız çıktığınca bağırıyor ve bu arada önümüzdeki boş tenekelere vurarak Ay Dede’yi ejderhanın elinden kurtarmaya çalışıyorduk. Etraftan da bizimkilere benzer başka teneke sesleri, gürültüler ve bağırtılar gelmekteydi.
Aradan geçen zaman zarfında Ay, ejderha ile olan mücadelesinde galip gelmiş, ondan kurtularak gökyüzündeki yerini tekrar almıştı. Kurtulmasında bizimde bir payımız olmuş mudur? Bilinmez. Ama Ay tekrar gökyüzündeki yerini aldığında oldukça memnun kalmış ve çok sevinmiştik. John Still’in 103 yıl önce Afyonkarahisar’da şahit olduğu Ay tutulmasına ait notları benimde hafızamda çocukluk anılarımın canlanmasına vesile oldu.

 

Dip Notlar:
1A Prisoner İn Turkey, John Still, London: John Lane, The Bodley Head, W.; New York: John Lane Company, Yıl:1920 Sayfa: 177
2 John Still, a.g.e., Sayfa: 178
3Dünya Savaşı’nda Yunanistan’ın Tarafsızlığına Karşı Venizelos-“Entente Cordiale” İşbirliği ve Propaganda Çalışmaları Esra ÖZSÜER Ankara Üniversitesi Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi Sayı: 63, Güz 2018, s. 272.
4Solar and Lunar Eclipses Worldwide – 1917
https://www.timeanddate.com/eclipse/1917 erişim:14/09/2019

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi