DOLAR 18,6331 0.01%
EURO 19,3052 0.06%
ALTIN 1.042,630,15
BITCOIN 302095-2,16%
Afyonkarahisar
10°

KAPALI

06:26

İMSAK'A KALAN SÜRE

Halktan Biri’yiz… – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
27 Nisan 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Murat Arısoy 27 Nisan 2013 Cumartesi 03:00:00
  Bir ülke düşünün, işsizlik artmış.
Bir ülke düşünün, özgürlük var; ama oldukça göreceli.
Bir ülke düşünün, sizi aşsız bırakan sistem, size yine aş vererek ‘yola getirme’ harekâtı düzenliyor.
Halkın verdiği yetkiyle seçilip makamlara gelenler, nedense halkı unutuveriyor makamdan sonra.
Yok yok, Türkiye’den örnek vermiyorum. Zaten “ezen-ezilen” çelişmesi, ya da “zalim/mazlum” mücadelesi, sadece Türkiye’ye özgü bir durum değil. Yöneten ve yönetilen olduğu her düzende sesi çıkanlar ile sesi duyulmayanlar olacaktır elbette.
İzmir Devlet Tiyatrosu oyuncularının Afyonkarahisar’da sahneye koydukları Halktan Biri isimli eserde de, “ezen ve ezilen” çelişmesi çok net bir şekilde aktarılıyor. Sam Bobrick tarafından yazılan, Ekin Tunçay Turan tarafından Türkçeye çevrilen oyunun hikâyesi, şöyle:
“Travis Pine işinden atılmış bir Amerikalıdır. Ülkesinin gidişatından memnun olmadığı için sürekli Amerikan başkanına mektuplar yazmaktadır.. Bir gün kapısını çalan bir FBI ajanından, yazdığı mektuplarını,başkanın okuduğunu öğrenir ve o günden sonra hayatı, sıradan bir Amerikalı olarak, bir hayli değişir.”
Tabii bu, özetin özeti olarak yorumlanabilir. Çünkü oyunda, “demokrasi ile gelen” bir yöneticinin, nasıl “tek adam” hâline dönüştüğünü anlayabiliyoruz. Demokratlıktan tek adamlığa giden yolda, kendisine yardımcı olan herkesi harcayabilen, oy arttırmak için ya da seçim kazanmak için kendisine suikastlar düzenlenmesini isteyen bir “başkan” görüyoruz. Zaten başkan, ülkedeki açlık, yolsuzluk, işsizlik, çeteleşme dolayısıyla, “mecburiyetten” ve “ülkenin refahı için” kral oluveriyor. Meclis’i lağveden kral, oyundaki ülkenin milli marşının bile gereksiz olduğuna, halkı inandırıyor. Ama halktan önce bürokratlar, kralı onaylıyor. Bu çerçevede, her ne hikmetse yeni bir anayasa da hazırlanıyor. Bu sırada halk, her defasında “başkan”a şans veriyor; her şans verdiğinde ise yanıldığını, aldatıldığını ve kandırıldığını görüyor. Herkes bir bir ölürken, öldürülürken; halk sıranın kendine geldiğini anlayınca uyanıyor. Türkü Türkçesi ile “Krallığın on para etmez/ Bu ülkede halk olmasa” deyip, en umutsuz, en çaresiz anında ayağa kalkıveriyor…
Böyle “güncel” mesaj veren bir oyunu sahneye koydukları için Devlet Tiyatroları’nı tebrik etmek gerekir. Bununla birlikte Afyonkarahisar’da tiyatroya olan alaka da dikkate değer. Hattat Ahmet Karahisari Kültür ve Sanat Merkezi’nde sahnelenen tiyatroyu izlemek için gelen Afyonkarahisarlılar, salonu doldurdu. Afyonkarahisar Belediyesi’nin gönüllü Şehir Tiyatrosu’nun da yoğun ilgi gördüğüne şahit oldum. Tiyatronun benimsenmesi ve alkışlanması, Afyonkarahisar için önemli bir sanat adımı.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.