YUNUS EMRE’Yİ  ANARKEN…

YUNUS EMRE’Yİ ANARKEN…

Ülkemizde önemli etkinliklerin, arzu edilen düzeyde yapılabilmesi, Devletimizi ve kentlerimizi yönetenlerin ilgi ve destekleriyle mümkün olmaktadır. Örneğin, Türk Milletinin en büyük mütefekkir şairi Yunus Emre, Cumhurbaşkanımızın yılın başında yayımladıkları genelgeye rağmen, Valimiz Sayın Gökmen Çiçek’in ilgi ve desteği olmasaydı, şehrimizde de görkemli bir anma toplantısı yapılamayacaktı!…

Birleşmiş Milletler UNESCO teşkilatı 1993 yılından sonra, ikinci kez bu yıl da Büyük Yunus’un, dünyada anılması öngörülen insanlar listesine aldıktan sonra, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bir adım daha ileriye giderek yayınladıkları genelge ile 2021 yılını “Yunus Emre ve Türkçe Yılı” olarak ilân etmiştir. Bize göre Cumhurbaşkanımızın bu genelgesi yüreği Türklük için çarpan herkes için bir emirdir!…

Nitekim biz, merkezi başkent Ankara’da bulunan Afyonkarahisar ve İlçeleri Dayanışma Derneği olarak, aylardır doğduğumuz ilimizde Yunus’umuzu ona lâyık bir şekilde anabilmek ve dünyanın en büyük dillerinin başında yer alan Türkçe’mizin yüceliğini terennüm edebilmek için, öncelikle Valimiz Sayın Gökmen Çiçek’e başvurduk.

Valimizin tam destek vaadini müteakip, İl Kültür ve Turizm Müdürümüz Sayın Mehmet Tanır ile birlikte kolları sıvayan Afyonkarahisar ve İlçeleri Dayanışma Derneği Genel Başkanı Mehmet Ali Özerkan, mükemmel bir organizasyon ile geçtiğimiz cumartesi günü, Ticaret ve Sanayi Odasının göğsümüzü kabartan muhteşem salonunda “Yanus Emre ve Türkçe Yılı” Panelini düzenlediler.

Salon tıklım tıklım dolmuş, Vali Vekili Mehmet Keklik, Milletvekili Burcu Köksal, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Osman Alp, Cumhuriyet Başsavcımız Fatih Karabacak, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkan ve 2. ACM Başkanı Fatih Serdar Köken, eski milletvekilleri Dr. Mahmut Koçak ve Müjdat Kayayerli, İl Genel Meclisi Başkanı Burhanettin Çoban, düzenlenen etkinliğe önemli destek veren Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hüsnü Serteser, AKÜ Rektör Yardımcıları vb. protokoldaki yerlerini almışlardı. Ama benim gözlerim de, yüreğim de öncelikle değerli valimizi, sonra Belediye Başkanımız Mehmet Zeybek’i aramıştı. Valimiz adına, toplantıyı onurlandıran Vali Vekili Sayın Mehmet Keklik, Valimizin önemli bir görev nedeniyle şehir dışında olduğunu söylediler. Ancak, Belediye Başkanımızın, toplantıyı teşrif etmemeleri, onun adına bir görevlinin de salonda bulunmaması şahsen beni üzmüştür!…
Anılan paneli düzenleyen Valilik Kültür ve Turizm müdürü Mehmet Tanır ile, Afyonkarahisar ve İlçeleri Dayanışma Derneği Genel başkanı Mehmet Ali Özerkan ve Vali Vekili Mehmet Keklik’in açış konuşmalarından sonra amaca yönelik toplantıyı başlattık.
Kurucusu ve Onursal Başkanı olmaktan gurur ve onur duyduğum Afyonkarahisar ve İlçeleri Dayanışma Derneği ve Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün istekleri ile Moderatörlüğünü üstlendiğim toplantının panelistleri şu değerli akademisyenler idi.
*Prof.Dr.Gürer Gülsevin
*Prof.Dr.Refik Turan
*Prof.Dr.Kâmil Veli Nerimanoğlu
*Prof.Dr.Nadejda Özakdağ
Prof.Dr. Gürer Gülsevin için, yıllardır Türkiye’nin halen 1 numaralı dilbilimcisi olduğu söylenir. Nitekim, Ülkemizi yöneten irade, onu Türk Dil Kurumu Başkanlığına getirmiştir ve o da aldığı bu önemli ve hatta bence kutsal olan görevi en iyi şekilde yapmaktadır. UNESCO ve Cumhurbaşkanımızın genelgeleri uyarınca, yılın başından bu yana dünyanın çeşitli ülkelerinde düzenlenmekte olan Yunus Emre ve Türkçe Yılı toplantılarına katılmakta olan Prof.Gülsevin, Kırgızistan’daki toplantıdan yurda döner dönmez, ayağının tozu ile Afyonkarahisar’a gelmiş ve çok önemli konuşmasında, dilimizin önemini ve değerini örneklerle anlatmıştır.
5 yıl süreyle, Türk Tarih Kurumu Başkanlığı yapan ve halen Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi olan Prof.Dr. Refik Turan da, Türkiye’nin önemli tarih bilginlerinin başında yer almaktadır. Refik Hoca, engin tarih bilgisiyle, Yunus Emre’nin ortaya çıktığı dönemdeki toplumsal ve siyasal çalkantılara değinmiştir.
Türkçe’mizin, dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan 300 milyondan fazla insan tarafından konuşulmakta olduğu bilinin gerçeklerdendir. Ancak, bilinen bir başka gerçek de, dilimizin çeşitli lehçeleri ve ağızlarının olduğudur. Bu yüzden, Türkiye’de yaşayan insanımız, örneğin Kazakca, Kırgızca vb. gibi ağızları anlamakta zorlanır ve hatta anlayamaz. Ama iki Türk topluluğunun konuştukları diller, Türkiye Türkçe’sinin aynıdır. Bu topluluklar, Azerbaycan Türkleri ile, Gagauz Türkleridir. Bu nedenle, panelistlerimizden Azerbaycanlı Prof.Dr.Kâmil Veli Nerimanoğlu ile Moldova Cumhuriyeti’nin Gagauz Yeri Özerk Bölgesi’nde doğmuş olan Prof.Dr.Nadejda Özakdağ’ın da programda yer almaları özellikle arzu edilmiştir. Bundan amacımız, Türkiye’de yaşayan insan ile, Azerbaycan ve Moldova’da yaşayan Türk kökenli insanlarımızın aynı dili konuşmakta olduklarını ortaya koymaktır. Kuşkusuz dildeki büyük benzerliğin, kültür ve tarihte de aynen vaki olduğu, Kamil Veli Hoca Yunus’tan söz ederken vurgulamıştır. Keza bu iki akademisyen dostumuz, Türk Dilinin büyüklüğünü ve önemini de vurgulamışlardır.
Karma Resim Sergisi
Sadece Afyonkarahisar’ın değil, Türkiye’nin medar-ı iftiharı olan Sanatçı Zeynep Gürman Hanımefendi, bir yandan Türk el sanatlarının yaşatılmasına yönelik kişisel çalışmalar yaparken, birçok sanatçının yetişmesine de olanak sağlamaktadır. Bu amaçla kurmuş olduğu Kültür ve Sanat Derneği de, şehrimizin bu konudaki gelmesine önemli katkıda bulunmaktadır. Nitekim, Yunus Emre ve Türkçe Paneli vesilesiyle, Ticaret ve sanayi Odası galerisinde, görkemli bir Resim sergisi düzenlemişlerdir. Bu ilginç ve değerli serginin, panel çalışmasından önce törenle açılışı yapılmıştır.
Sayın Zeynep Gürman ve arkadaşlarını, kutluyor ve başarılı çalışmalarının devamını temenni ediyorum.
Afyonkarahisar’ımıza böylesi güzel sanat, bilim ve kültür olaylarını yaşatan Kültür Müdürü Mehmet Tanır ve Derneğimizin Genel başkanı Mehmet Ali Özerkan’ı da yürekten kutluyor ve böylesi faaliyetlerinin devamını diliyorum.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi